Plasenta

25 June 2009 tarihinde tarafından eklendi.

Plasenta; büyümede, gelişimde ve be­beğin hayatta kalmasında kritik bir rol taşır.

İki önemli hücre tabakası, amniyon ve koriyon, plasentanın ve amniyotik kese­nin gelişiminde önemlidir. Hücre taba­kalarının gelişim ve fonksiyonları karı­şıktır ve tanımları bu kitabın alanının ötesindedir. Ancak, amniyon, ceninin bulunduğu amniyotik sıvıyı çevreleyen tabakadır.

Plasenta, trofoblastik hücreler ile oluş­maya başlar. Bu hücreler, annedeki kan damarları duvarlarına doğru büyür ve si­zin kanınız ve fetal kanı birbirine karış­madan kan dolaşımınızla ilişki kurarlar. (Fetal dolaşımı sizin dolaşımınızdan ayrıdır.) Bu hücreler, kan damarları arasın­da damarsal bağlantı oluşturmadan kan damarları içinde büyürler.

Ama plasentadaki fetal kan akışı, sizin plasentadaki kan akışınıza yakındır.

Plasenta da hızlı bir oranda büyümekte. Hamileliğin 10. haf­tasında plasenta yaklaşık 20 gramdır. On hafta sonra, 20. haftada, hemen hemen 170 gram olur. Daha sonraki 10 hafta içinde plasenta 430 grama çıkar. Hami­leliğin sonunda ise 650 grama ulaşır!

Fetal kan damarları ve gelişen plasen­ta, gelişimin 2. veya 3. haftası kadar er­ken bir zamanda birleşmeye başlar. Ha­mileliğin 3. haftasında plasentanın mer­kezindeki izdüşümler (vilkuslar), rah­min altındaki tabakaya tamamen birleşir.

Vilkuslar hamilelik süresince önemli­dir. Vilkuslar etrafındaki alan (intervillöz alan) annenin kan damarları ile bal peteği görünümünü alır. Vilkuslar, annenin kanından besin ve oksijeni alır; bunlar göbek bağında bulunan, göbek damarı ile büyümekte olan bebeğe aktarılır. İşe ya­ramayan ürünler, bebekten, göbek da­marları ile intervillöze getirilir ve anne­nin kan dolaşımına aktarılır. Bu yolla be­bek işe yaramayan maddelerden kurtulur.

Plasenta Ne İşe Yarar?

Plasenta be­bekteki oksijen ve karbondioksiti taşır. Ayrıca besin taşır ve işe yaramayan maddeleri dışarı atar.

Bu fonksiyonlara ek olarak, plasenta­nın önemli bir hormonsal işlevi vardır. İnsan koryonik gonadotropin hormonu­nu (HCG) üretir. Bu hormon kan dolaşımınız­da döllenmeden sonra 10 gün içinde ölçülebilen miktarlarda bulunur.

Hamile­lik testleri, bir kadının hamile olup ol­madığını belirlemek için HCG hormo­nunu kontrol eder. Ayrıca plasenta hami­leliğin 7. veya 8. haftasında östrojen ve progesteron hormonlarını üretir.

Plasentanın Görünümü Nasıldır?

Plasenta yassıdır, keke benzer bir görü­nümü vardır ve yuvarlak veya ovaldir. Çapı 15 ila 20 cm’dir ve en kalın bölge­sindeki kalınlık 2 ila 3 cm’dir. Ortalama 500 ila 650 gramdır.

Plasentaların şekli ve boyutu değişir. Çok büyük bir plasenta, frengi olan bir kadında veya bebekte eritroblastoz (be­bekteki Rh-duyarlılığı) olduğunda orta­ya çıkabilir. Bazen belirli bir açıklaması olmadan da oluşabilir. Küçük bir plasen­ta, normal hamileliklerde olabilir ama ayrıca rahim içi gelişim geriliğinde de görülebilir.

Plasentanın rahim duvarı ile birleşen bölümü etli ya da süngerimsi bir görünü­me sahiptir. Plasentanın fetal bölümü, amniyotik kesede bebeğe en yakın olan bölümü düzdür. Amniyotik ve koryonik zarlarla kaplıdır.

Plasenta kırmızı ya da kırmızımsı kah­verengidir. Doğuma yaklaştıkça üzerin­de kalsiyum depoları olan beyaz bölge­ler olabilir.

Çoğul gebeliklerde, birden fazla pla­senta olabilir ya da birden çok göbek kordonuna birleşik bir plasenta olabilir. Genellikle, ikizlerde bir plasentadan ce­nine giden iki göbek kordonu ile birlikte iki adet amniyotik kese bulunur.

Göbek kordonu, bebekteki kan dolaşı­mını sağlayan iki göbek arteri ve bir göbek damarını içerir. Kordon, yaklaşık 55 cm uzunluğundadır ve genellikle beyazdır.

Hamileyken çok az kadın plasentayla ilgili problemler yaşar. Bu problemler; plasentanın erken ayrılması  ve önde gelen pla­sentadır. Doğumdan sonra yerinde kalan plasenta bazen problem olur.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Meme İltihabı ve Absesi