Gebelikte Sık Rastlanan Şikayetler

9 October 2009 tarihinde tarafından eklendi.

Gebelik döneminde tüm anne adaylarının genelde sorun yaratmayan ve tehlike işareti olmayan pekçok şikayetleri olur. Bu şikayetleri şöyle sıralayabiliriz:

Bulantı Kusma: Gebelik bulantıları anne adaylarının çoğunda ilk üç ayda en önemli sorun olarak karşımıza çıkar. Kesin sebebi bilinmemekle beraber gebelik hormonunun (HCG) etkisi kabul edilir. Her gebelikte farklı şiddette görülebilir. Bazılarında ise bulantı şikayeti hiç olmaz. Aynı kadının birbirini izleyen gebelikleri de bulantı şikayeti açısından çok farklı seyredebilir.

Kokulara Karşı Duyarlılık: Farklı şiddette olmak üzere hemen her gebelikte izlenir. Genelde eve özel kokular,özellikle mutfak kokuları en fazla rahatsız edici olur. Gebelik bulantıları gibi genelde ilk üç ayın sonunda geriler.

Tükrük Salgısında Artış (Hipersalivasyon): Gebelik bulantıları gibi ilk ayların şikayetidir. Bulantı ve kusmalarla birlikte olduğunda sıvı kaybının artışına sebep olabilir.

Sık İdrara Çıkma: Büyüyen uterusun mesaneye yaptığı basıdan kaynaklanır. Normalden daha erken idrar hissi duyulur. İlk üç ay ve son ayda daha belirgindir. Bu durumdan kurtulmak için az su içmek doğru değildir. Gebelik boyunca bol su içmekten vazgeçmeyin. Sık idrara çıkmanın yanında idrar yaparken yanma ve ağrı da varsa idrar yolu enfeksiyonunun habercisi olabilir. Bu durumda doktorunuza başvurmanız doğru olacaktır.

İdrar Kaçırma: Son aylarda daha belirgindir. Sebebi yine büyüyen bebeğin yaptığı basıdır.

Kabızlık : Gebelikte değişen hormonal dengeler barsak hareketlerini yavaşlatır. Gebelikte kullanılan demir preparatları da bazen kabızlığa sebep olabilir. Lif içeren gıdalar tüketmeye gayret edin, yeşil sebzeler, meyveler, kepekli besinler uygun olacaktır. Aynı zamanda bol sıvı almak, yürüyüş yapmak ta doğru olacaktır. Yine de şikayetleriniz geçmezse doktorunuza başvurun. Bebeğiniz için risk oluşturmayan ilaçlarla bu sorun çözülebilir.

Kramplar: Özellikle kol ve bacaklarda ve geceleri ortaya çıkar. Kalsiyum eksikliği rol oynayabilir. Kramp anında masaj yapmak uygun olur. Kalsiyum ve Magnezyum desteği sorunu çözebilir.

Mide Yanması: Mide ve yemek borusu arasında sfinkter adı verilen yapının gevşeyerek mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasından (regürjitasyon = reflü) kaynaklanır. Ağızda ekşi tatla kendini gösterir. Reflünün şiddetli olduğu durumlarda yemek borusunda kalıcı değişikliklere sebep olabilir. Bu nedenle dikkate alınması gereken bir şikayettir. Öğünlerinizi ufak tutun, besinleri iyi çiğnemeden yutmayın. Baharatlı ve acılı gıdalardan uzak durun. Özellikle akşam yemeklerini hafif yiyin ve yemekten sonra hemen yatmayın. Bütün bunlara ek olarak ilaç tedavisi de uygulanabilir.

Kasık ağrıları: Özellikle erken gebelikte oturup kalkarken ya da yatar pozisyonda dönerken, yukarı doğru uzanırken kasıklarda çoğu kez tek taraflı saniyeler süren şiddetli batıcı tarzda ağrılar görülebilir. ’Round ligaman ağrısı’ adı da verilen bu ağrının herhangi bir tehlikesi yoktur. Ancak ani hareketlerden kaçınmak ağrının ortaya çıkmasını önleyebilir.

Varisler: Kişisel yatkınlığı olanlarda ve ağır durumlarda gebeliğin önemli sorunlarından biri olabilir ancak bacaklarda ve dış genital bölgede toplar damar genişlemeleri sık karşılaşılan bir problemdir. Hafif olgularda herhangibir sorun görülmez. Ancak tüm gebelere ayaklarını fırsat buldukça yukarı doğru kaldırarak oturmalarını, mümkünse uzanırken bacaklarının altını bir yastıkla desteklemelerini ve gereksiz yere ayakta çok kalmamalarını öneririz. Baldırı veya uyluğu herhangi bir bölgeden dar bir şeritle sıkan lastikli çoraplardan sakınmak gerekir. Ayrıca uzun süren yolculuklarda oturur pozisyonda uzun süre hareketsiz kalmak ta olumsuz sonuçlar doğurabilir. Uzun yolculuklarda ayaklarınızı uzatabilecek bir pozisyon yaratmaya çalışın. Molalarda önce bir süre yürüyüp sonra ayaklarınızı yukarı doğru kaldırarak oturun. Otobüs gibi araçlarda hareket halindeyken de ayağa kalkıp kısa bir süre yürümek iyi olacaktır.

Ellerde Uyuşma: Özellikle gebeliğin son aylarında ve sabah saatlerinde daha belirgin olarak görülür. Sebebi vücuttaki ödem nedeniyle ele giden sinirlerin bilek hizasında ‘carpal tünel’ adı verilen bir yapının içinde sıkışmasına bağlıdır. Sabah kalktığınızda ellerinizi açıp kapatarak egzersiz yapın. Çok tuz almamaya çalışın. Doğumdan sonra büyük bir kısmı düzelir. Loğusalık döneminin sonunda hala şikayetiniz devam ediyorsa ortopedi uzmanına başvurmanız uygun olacaktır.

Ciltte Değişiklikler: Gebelik süresince ciltte görülen en belirgin iki değişiklik bazı bölgelerde oluşan pigmentasyon artışı (koyulaşma) ve kıllanmadır. Her iki durum da geçizi özellik taşır ve doğumdan sonra bir süre içinde normale döner.

* Hiperpigmentasyon: Yüzde, meme uçlarında, karnın orta hattında, genital bölgede koyulaşma çok sık görülür. Tamamıyla hormonal aktiviteye bağlıdır. Yüzde görülen ve gebelik maskesi olarak adlandırılan koyulaşma sonraki gebeliklerde de daha şiddetli olarak tekrarlama eğilimindedir. Bu hastalarda doğum kontrol haplarının da kullanılması benzer şikayetler oluşmasına sebep olur.

* Kıllanma artışı: Bazı hastalarda aşırı kıllanma, daha az oranda da kılların büyüme hızında azalma görülür. Gebelik bitiminde büyük oranda eski haline döner. Doğumdan sonra 2-6. aylar arasında saçlarda dökülme çok sıktır. 6. aydan sonra normale döner.

Hemoroid: Gebelik öncesi varolan hemoroidlerle ilgili şikayetler artar, çoğu hastada da ilk kez gebelik sırasında ortaya çıkar. Kabızlık şikayetin artmasına neden olur. İlaç tedavisi yeterli olmazsa cerrahi tedavi de uygulanabilir.

Karın Cildi Çatlakları: Kilo artışı ve karın cidinin gerilmesi sonucu hemen tüm gebelerde farklı şekillerde görülür. Karın dışında kalçalarda ve bacaklarda da görülebilir. Gebeliğin 4. ayından itibaren çeşitli ürünlerin kullanılması önerilebilir. Ancak çok kilo alırsanız ve cildiniz kuruysa cilt çatlaklarını engellemek mümkün olmayabilir.

Nefes Darlığı: Özellikle gebeliğin ikinci yarısında büyüyen rahimin karın içi organları ve diaframı yukarıya doğru itmesiyle akciğer kapasitesi daralır. Bu her nefeste aldığınız hava miktarının azalması demektir. Bu sebeple sık nefes alma ihtiyacı hissedebilirsiniz. Kansızlık bu şikayetin daha belirgin olarak ortaya çıkmasına neden olur. Çok kilo almamak, yemekleri ufak öğünler halinde tüketmek ve özellikle yemek ertesi efordan biraz kaçınmak sizi rahatlatabilir. Bu durumun bebeğinize zarar vermesi mümkün değildir.

Burun Kanamaları: Burun kanamaları özellikle kış aylarında ve sabahları sık görülür.Çoğu kez önemli bir nedeni yoktur. Gebelikte hemen bütün damarlarda genişleme olur. Burun boşluğunu örten dokuda(burun mukozası) damarlar çok yüzeydedir .Bu nedenle dış etkenlere kolay maruz kalırlar. Kış aylarında kaloriferli evlerin neminin azalması nedeniyle her sabah hafif burun kanaması yaşayabilirsiniz. Annelerinizin yaptığı gibi kalorifer üzerine su kaplarının ya da ıslak havluların koyulması faydalı olabilir. Burnunuzu serum fizyolojikle sık sık yıkamanın da faydası olur. Yine de sık ve rahatsız edici burun kanamalarınız oluyorsa bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurmanızın da faydası olabilir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Gebelikte Yumurtalık Kistleri