Gebelik ve emzirme, kadın için doğal fizyolojik bir olaylardır. Gebelikte fetüsün büyümesi annenin aldığı gıdaların plasenta ile fetüse taşınması ile mümkündür.
Fetüse taşınan gıdaların annenin kendi gereksinimine ek olarak düşünülmelidir. Emzirme döneminde ise anne sütü salgılanır. Bu süt annenin aldığı gıdaların bir ürünüdür. Süt için gerekli besinler de annenin kendi gereksinimine ek olarak düşünülmelidir. Çünkü hem fetüsün büyümesi, hem de yeni doğan bebeğin beslenmesi için annenin salgıladığı sütün enerjisi ve besin değeri annenin yedikleri ile kendi vücudundaki depolardan sağlanmaktadır. Bu açıdan gebelik ve emzirme döneminde kadının beslenmesinde amaç; Kendi fizyolojik gereksinimleri karşılayarak vücudundaki besin öğeleri yedeğini dengede tutmak, fetüsün normal büyümesi ve salgılanan sütün gerektirdiği enerji ve besin öğelerini tam olarak karşılamaktır.

Gebe ve emzirmenin gerektirdiği besin ihtiyacının karşılanması, fetüsün ve bebeğin normal büyüyüp sağlıklı olması kadar anne sağlığı içinde önemlidir. Genç yaşta (19 yaşından önce) gebe ve emzikli olan kadın daha kendisi büyüme çağını tamamlamamıştır. O yüzden gebelik ve emzikliliğin ihtiyaç duyduğu besin ihtiyaçları, özellikle bu gibi annelerde etkili olmaktadır.
Yine ağır fiziksel çalışma sürdüren kadınların zaten çok olan enerji harcamalarına bir de gebelik ve emzikliliğin yükü geldiğinde, kadın çoğu zaman kendi dokularını kullanmak zorunda kalmaktadır. Bu bakımdan gebelik ve emzikliliğin yüklediği ihtiyaçların karşılanması anne ve cocuk icin cocuk icin çok önemlidir.
