Bebeğinizin Büyüklüğü Ne Kadar?

Bebeğiniz, hamileliğin ikinci yansının bu ilk haftasında daha çok büyüme gös­teriyor. Artık 300 gram ve baş bölgesin­den kalçalara kadar olan uzunluğu yak­laşık 18 cm. Hemen hemen büyük bir muz kadar.

Sizin Büyüklüğünüz Ne Kadar? Siz Ne Kadar Değiştiniz?

Rahminizi, göbek deliğinizin altında 1 cm hissedebilirsiniz. Doktorun muaye­nehanesinde rahminiz hemen hemen 21 cm. olarak ölçülür. Kilo alımınız 4.5 ila 6.3 arasında olmalıdır.

Bu hafta ile, bel ölçünüz tamamen de­ğişti. Arkadaşlarınız ve akrabalarınız -ayrıca yabancılar da- hamile olduğunu­zu söyleyebilir. Durumunuzu saklamak gerçekten zor olurdu!

Bebeğinizin Büyümesi ve Gelişimi

Bebeğinizin hızlı büyümesi yavaşladı. Ancak, bebek büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Bebekteki farklı organ sistemleri olgunlaşıyor.

- Fetal Sindirim Sistemi

Fetal sindirim sistemi basit bir şekilde çalışmaktadır. Hamileliğin 11. haftasıyla birlikte, ince bağırsak kasılmaya ve gev­şemeye başlar, böylece maddeleri içine doğru iter. İnce bağırsak kendi içinden be­beğin vücuduna şeker geçirebilmektedir.

Hamileliğin 21. haftasında, fetal sindi­rim sisteminin gelişimi ceninin amniyo­tik sıvıyı yutmasını sağlar. Amniyotik sı­vıyı yuttuktan sonra, cenin bu sıvının içinde bulunan suyun büyük bir kısmını absorbe eder ve absorbe edilmemiş ma­teryali kalın bağırsağa kadar geçirir.

- Fetal Yutma İşlemi

Yukarıda bahsedildiği gibi, bebeğiniz, doğmadan önce yutmaya başlar. Ultrason kullanılarak, hamileliğin farklı aşa­malarında bebeğin yuttuğunu gözlemle­yebilirsiniz. Hamileliğin henüz 21. haf­tasında amniyotik sıvıyı yutan bebekler gördük.

Rahimdeki bir bebek neden yutar? Araş­tırmacılar amniyotik sıvıyı yutmanın fetal sindirim sisteminin oluşmasına ve geliş­mesine katkıda bulunduğuna inanır. Sindi­rim sisteminin doğumdan sonra çalışmaya başlamasının nedeni olabilir.

İncelemeler, bir ceninin ne kadar sıvı yuttuğunu ve ne kadarının sindirim sis­teminden geçtiğini saptamıştır. Veriler, gebelikte 40 haftayı dolduran bir bebe­ğin çok miktarda amniyotik sıvı yutabi­leceğim göstermektedir, 24 saatlik bir periyotta 500 mi amniyotik sıvı gibi.

Bebek tarafından yutulan amniyotik sıvı, kalori ihtiyaçlarına az miktarda kat­kıda bulunur. Araştırmacılar, gelişmekte olan bebeğin temel ihtiyaçlarını karşıla­maya da katkıda bulunduğuna inanırlar.

- Mekonyum (İlk Dışkı)

Hamileliğiniz süresince, mekonyum terimini duymuş olabilir ve ne anlama geldiğini merak etmiş olabilirsiniz. Fetal sindirim sitemindeki, yutulan amniyotik sıvının sindirilmemiş parçaları anlamına gelir. Mekonyum, çoğunlukla, bebeğin sindirim sisteminin astarından gelen mu­koza hücrelerinden oluşur. Hiçbir bakte­ri barındırmaz yani mikropsuzdur.

Bebeğinizin doğumdan önce, doğum sürecinde veya doğumdan sonra bağır­saklarından geçen yeşilimsi-siyah veya açık kahverengi bir maddedir.

Mekonyumun, amniyotik sıvıya geç­mesi bebekteki rahatsızlıktan kaynakla­nabilir. Doğum sürecinde görülen me­konyum fetusun rahatsız olmasının bir işareti olabilir.

Eğer bir bebek doğumdan önce dışkısını yaparsa ve mekonyum amniyotik sıvıya karışırsa, fetus sıvıyı yutabilir. Eğer bebek mekonyumu ciğerlerine çekerse, zatürree gelişebilir. Bu nedenle, eğer doğumda me­konyum görülürse, bebeğin ağzından ve boğazından bir emme tüpüyle çıkarılır.

Sizde Oluşan Değişimler

Büyümekte olan rahminize ek olarak, vücudunuzun diğer bölümleri de değiş­meye ve büyümeye devam eder. Bacak­larınızda ve ayaklarınızda, özellikle gü­nün sonunda şişme görülebilir. Eğer çok fazla ayakta kalıyorsanız, gün içerisinde biraz oturursanız ve dinlenirseniz bacak­larınızın daha az şiştiğini fark edersiniz.

- Bacaklardaki Kan Pıhtıları: Hamileliğin ciddi bir komplikasyonu da bacaklarda veya kasıkta kan pıhtılaşmasıdrr. Problemin semptomları, bacak­ların şişmesi, bunu bacak ağrısının ve bacaklarda etkilenen bölgede kızanklık ve ateşin takip etmesidir.

Bu problemin birçok ismi vardır; toplar­damar trombozu, tromboembolik hastalık, tromboflebit ve derin ven trombozu. Bu sorun hamilelikle sınırlı değildir, ama hami­lelik bu hastalığın daha çok ortaya çıktığı bir dönemdir. Bunun nedeni, rahmin yaptı­ğı basınç yüzünden bacaklardaki kan akışı­nın yavaşlaması ile kandaki ve pıhtılaşma mekanizmalarındaki değişimdir.

Hamilelikte bacaklardaki kan pıhtıla­rının en muhtemel nedeni, staz olarak da adlandırılan kan akışındaki yavaşlama­dır. Eğer daha önce kan pıhtılaşması yaşadıysanız- bacaklarınızda veya vücudu­nuzun herhangi bir yerinde- hamileliği­nizin başında doktorunuza söyleyin. Doktorunuzun bu önemli bilgiyi bilmesi gerekmektedir.

- Derin Ven Trombozu: Bacaktaki yü­zeysel tromboz ve derin damar trombozu farklı durumlardır. Bacağın yüzeysel da­marlarındaki kan pıhtılaşması o kadar cid­di bir durum değildir. Bu durum genellik­le cildin yüzeye yalan olan damarlarında görülür ve çoğunlukla yüzeyde hissedilir. Bu tür pıhtılaşma Parasetamol gibi hafif bir ağrı kesici ile, bacakları yüksekte tuta­rak, bir bandajı veya destekli spor çorap­ları ile bacağı destekleyerek ve arada sıra­da sıcak tutularak tedavi edilir. Eğer du­rum hızlı bir şekilde iyileşmezse derin da­mar trombozundan şüphelenilebilir.

Derin ven trombozu (DVT) daha ciddi bir durumdur; tanı prosedürleri ve tedavi gerektirir. Bacağın alt kısmındaki belirtile­ri pıhtılaşmanın bulunduğu yere ve ne ka­dar ileri olduğuna bağlı olarak büyük oranda farklılık gösterir. Derin ven trombozunun başlangıcı şiddetli ağrı ve bacak­ta ve kalçada şişme ile çok hızlı olabilir.

Daha önce herhangi bir nedenle kan pıh­tılaşması yaşadıysanız, ister hamilelikle il­gili olsun ister olmasın, hamileliğin başlan­gıcında doktorunuzla görüşün. İlk doğum öncesi muayenenizde daha önce kan pıhtı­laşmaları ile ilgili problemlerinizi söyleyin. Derin ven trombozunun en büyük tehli­kesi akciğerde damar tıkanıklığıdır, bir parça kan pıhtısı kopar ve bacaktan akci­ğerlere gider. Bu, hamilelik döneminde na­dir görülen bir problemdir ve her 3.000 ila 7.000 doğumda 1 görüldüğü açıklanmıştır. Hamilelikte ciddi bir problem olmasına rağmen, erken tedavi ile Önlenebilir.

- Dikkat Edilmesi Gereken Belirtiler: Derin ven trombozunda, bacak bazen solgun görünür ve soğuk olur, ama ge­nellikle bacağın bir bölümü hassas, sıcak ve şiştir. Çoğunlukla etkilenen damarla­rın etrafındaki cilt kırmızıdır. Damarla­rın etrafındaki ciltte, kan pıhtılarının oluştuğu yerde kırmızı çizgiler olabilir.

Baldırlara veya bacağa yaptığı baskı son derece ağrılı olabilir ve aynı derecede yü­rürken ağrı yapabilir. Eğer derin ven trom­bozu varsa bunu anlamanın bir yolu, sırtüs­tü uzanmak ve ayak parmaklarınızı dizini­ze doğru bükmektir. Eğer bacağın arkasın­da hassaslık varsa, bu, problemin pozitif bir göstergesidir; bu Homan’s belirtisi (Ayak dorsofleksiyon haline getirildiğinde baldır adalelerinde ağrı duyulması) olarak isim­lendirilir. (Bu tür bir ağrı gerilmiş bir kas veya bir incinmeyle de ortaya çıkabilir.) Böyle bir durumda doktorunuza danışın.

- Probleme Tanı Koymak: DVT için tanısal incelemeler, hamile bir kadında, ha­mile olmayan bir kadına nazaran farklı olabilir. Hamile olmayan bir kadında, bir röntgen çekilebilir ve daha sonra kan pıh­tılarını görmek için bacaktaki damarlara boya maddesi içeren bir enjeksiyon yapı­lır. Bu test, radyasyona ve boyaya maruz kalındığı için hamile bir kadına genellikle uygulanmaz. Hamile kadınlarda bu prob­lemi teşhis.etmek için ultrason kullanılır. Birçok büyük tıbbi merkez bunu önerir ama test her yerde yapılmamaktadır.

- DVT’yi Tedavi Etmek: DVT tedavisi genellikle hastanede yatarak uygulanan Heparin tedavisi şeklindedir. Heparin (bir kan inceltici) damar yoluyla veril­melidir; kapsül halinde alınamaz. Hami­lelikte kullanılması güvenlidir ve cenine geçmez. Hamile bir kadının, eğer Hepa­rin aldıysa ekstra kalsiyum alması gere­kebilir. Heparin verilirken bir kadının yatak istirahatı yapması gerekir. Ayaklar yüksekte tutulabilir ve sıcak uygulanabi­lir. Hafif ağrı kesici ilaçlar reçete edilir.

İyileşme süresi, hastanede tedavi dahil, 7 ila 10 gün olabilir. Bu süreden sonra kadın doğuma kadar Heparin almaya devam eder. Hamileliğin ardından, pıhtılaşmanın sevi­yesine bağlı olarak, birkaç hafta bir kan seyreltici kullanmaya devam edilmelidir.

Eğer bir kadında, hamileliğin bir döne­minde kan pıhtılaşması görüldüyse büyük bir olasılıkla sonraki hamileliklerinde de Heparin alması gerekecektir. Eğer durum böyleyse, Heparin, evde damar yoluyla in-fuzyon şeklinde verilir veya doktor gözeti­mi altında kadına kendisinin uygulaması için günlük enjeksiyonlar verilir.

Derin ven trombozunu tedavi etmek için kullanılan bir diğer ilaç, ağız yoluy­la kullanılan Warfarin’dİr. Warfarin (Co-umadin) plasentadan geçtiği ve bebeğe zararlı olabileceği için hamilelik döne­minde verirmez. Warfarin, kan pıhtıları­nı önlemek için genellikle hamilelikten sonra verilir. Pıhtılaşmanın ciddiyetine göre birkaç hafta veya birkaç ay süreyle doktor tarafından reçete edilir.

- Ultrasonun Güvenilirliği: Birçok kadın ultrason muayenelerinin ne kadar güvenilir olduğunu merak eder. Tıbbi araştırmacıların çoğu ultrason mu­ayenelerinin size veya bebeğinize herhan­gi bir riski olmadığı konusunda aynı fikir­de. Araştırmacılar, birçok kez potansiyel problemler için araştırma yapmışlardır, ama herhangi bir delil bulamamışlardır.

Ultrason, problemleri teşhis etmede ve hamilelik dönemindeki bazı soruları yanıtlamada çok yararlı bir cihazdır. Ultrason testinden elde edilen bilgi doktorun ve hamile olan kadının endi­şelerini giderebilir.
Eğer doktorunuz size ultrason mu­ayenesi tavsiye ettiyse ama sizin bu ko­nuda endişeleriniz varsa doktorunuzla konuşun.

Varisli Damarlarınız Olacak mı?

Aynı zamanda varisler olarak adlandırı­lan varisli damarlar hamile kadınların ço­ğunda belli bir derecede görülür. Hamile­likte, yaşın ilerlemesi ve uzun süre ayakta durmanın yaptığı basınç ile daha ciddi hâl alabilen varisli damarlara karşı kalıtsal bir yatkınlık olduğu gözlemlenmiştir.

Varisli damarlar, kanla tıkanan kan da­marlarıdır. Öncelikle bacaklarda ortaya çı­karlar ama aynı zamanda vulva (kadın dış üreme organının dış kısmı) ve rektumda da (kalın bağırsağın son kısmı) oluşabilirler.
Kan akışındaki değişim, rahimden ge­len baskı varisleri kötüleştirebilir, bu da rahatsızlığa neden olur.
Birçok örnekte, varisli damarlar, ha­milelik ilerledikçe, daha belirgin ve daha ağrı verici olurlar. Kilonun artmasıyla (özellikle de çok fazla ayakta duruyorsa­nız) durum daha kötü olabilir.

Belirtiler değişkendir. Bazıları için, başlıca belirti, bacaklarda belki geceleri biraz rahatsızlık veren ya da hiç verme­yen leke veya mor-mavi noktalardır. Ba­zı kadınlarda ise, günün sonunda ayakla­rı yüksekte tutmayı gerektirecek şiş da­marlar olabilir.

Hamileliğin ardından, damarlardaki şişlikler geçebilir ama varisli damarlar tamamen geçmez. Lazer tedavisi, enjek­siyon ve ameliyat dahil olmak üzere çe­şitli yöntemler bu damarları ortadan kal­dırabilir; ameliyatı damar soyma olarak adlandırılır. Hamileyken varisli damar­ları ameliyat etmek ender bir durumdur, bununla birlikte hamile olmadığınız za­man yaptırmayı düşünmeniz gereken bir tedavidir.

- Varisli Damarları Tedavi Etme: Aşağıdaki tedbirleri uygulamak damar­ların çok fazla şişmesini engelleyebilir.

• Tıbbi destek çorabı giyin; birçok çeşi­di bulunmaktadır. Doktorunuzun tav­siyesini isteyin.
• Dizde veya kasıklarda dolaşımı engel­lemeyen giysiler giyin.
• Mümkün olduğunca az ayakta durun. Fırsat buldukça yan yatın veya bacak­larınızı yüksekte tutun. Bu, damarlar­daki kanın daha kolay akmasını sağlar.
• Mümkün oldukça düz ayakkabılar giyin.
• Bacak bacak üstüne atmayın. Bu, dola­şımı keser ve durumu kötüleştirir.
• Seçtiğiniz egzersiz türü problemi artı­rabilir. Çok etkili bir egzersiz, örneğin step aerobiği veya jogging, damarlar­da travma oluşturabilir. Az etkili eg­zersizler, bisiklet sürme, doğum önce­si yoga daha iyi bir seçim olabilir.

Babaya Tavsiye

Bebek adlarını düşünmeye başlamak için çok erken değil. Bazen çiftlerin, çocuklarının ismi konusunda farklı fi­kirleri olur. Bu konuda size yardımcı olabilecek pek çok kitap bulunmakta­dır. Yakın bir arkadaşın ya da akraba­nın ismini seçerek onları onurlandır­mayı mı düşünüyorsunuz? Bir aile is­mi mi kullanacaksınız? Alışılmamış, söylemesi zor veya telaffuz etmesi çok zor bir isim seçerseniz ne gibi prob­lemler çıkar? İlk harfler neyi ifade edi­yor? Hangi lakaplar bu isme uyuyor? Şimdiden düşünmeye başlayın, karar verseniz bile, bebeğinizle tanışıncaya kadar bir isim seçemezsiniz.