<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gebelik Hamilelik ve Doğum Sitesi &#187; Doğum</title>
	<atom:link href="http://www.gebenet.com/etiket/dogum/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gebenet.com</link>
	<description>Gebe Net Com</description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 16:43:10 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Doğum Korkusunu Yenebilirsiniz</title>
		<link>http://www.gebenet.com/dogum-korkusunu-yenebilirsiniz/</link>
		<comments>http://www.gebenet.com/dogum-korkusunu-yenebilirsiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 18:56:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumkasim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum öncesi hazırlıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gebenet.com/?p=809</guid>
		<description><![CDATA[


 Öncelikle yetkili kişilerden gerçek ve sağlıklı bilgileri almaya çalışın, merak ettiğiniz aklınıza takılan her konuda soruları sormaktan çekinmeyin.
Bebeninizde neler olacağı hakkında endişeleriniz varsa doktorunuzdan aldığınız bilgiler sizin endişelerinizi giderecektir. Bunun dışında duygusal anlamda da korkularınız olabilir. Bu anlamdaki korku ve endişelerinizi gidermek zor görünebilir bu yüzden jinekoloğunuzun önerisiyle psikolog yardımı alabilirsiniz.
Doğuma dair ve doğum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]</p> <p>Öncelikle yetkili kişilerden gerçek ve sağlıklı bilgileri almaya çalışın, merak ettiğiniz aklınıza takılan her konuda soruları sormaktan çekinmeyin.</p>
<p>Bebeninizde neler olacağı hakkında endişeleriniz varsa doktorunuzdan aldığınız bilgiler sizin endişelerinizi giderecektir. Bunun dışında duygusal anlamda da korkularınız olabilir. Bu anlamdaki korku ve endişelerinizi gidermek zor görünebilir bu yüzden jinekoloğunuzun önerisiyle psikolog yardımı alabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://www.gebenet.com/kategori/dogum/"title="doğum, kadın doğum" >Doğum</a>a dair ve <a href="http://www.gebenet.com/kategori/gebelik-sonrasi/"title="doğum sonrası" >doğum sonrası</a>ndaki hayatınızı da planlamanız gerekir. Doğum için bir yer belirleyip doktorlarınız ile görüşmeli ve doğum ekibi hakkında bilgiler edinmelisiniz.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-810" title="30959" src="http://www.gebenet.com/wp-content/uploads/2009/12/30959.jpg" alt="30959" width="500" height="243" /></p>
<p>Doğum sırasında ve sonrasında yakınlarınızdan kimler yanınızda olabilir, belirlemelisiniz. Çünkü eve dönüşte desteğe ihtiyacınız olacaktır. Eğer çalışıyorsanız, iş yerinizdeki müdürleriniz ve mesai arkadaşlarınız ile de görüşmeler yapmalısınız.</p>
<p>Doğuma yakın aylarda mümkün olduğunca rahat etmeye çalışın. Sizi sakinleştirecek ve rahatlacak meşguliyetleriniz olmalı. Özellikle son aydaki stresi azaltmak sizin için olduğu kadar bebeğiniz için de önemlidir.</p>
<p>Yardım almaktan çekinmeyin. Hem bedenen hem de duygusal anlamda doğuma yakın son günlerde sıkıntılarınız olabilir, yaşamınızı olumsuz etkilemesine izin vermemeye çalışmalısınız. Siz üstesinden gelemiyorsanız mutlaka destek alın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gebenet.com/dogum-korkusunu-yenebilirsiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erken Doğumlar Engellenebilir</title>
		<link>http://www.gebenet.com/erken-dogumlar-engellenebilir/</link>
		<comments>http://www.gebenet.com/erken-dogumlar-engellenebilir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 16:26:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumekim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[erken doğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gebenet.com/?p=758</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] Doğum sancılarının başlamasına sebep olan hormonların belirlenmesi ile birçok erken doğum önlenebilecek&#8230;
Doğum sancılarının başlamasına sebep olan hormonları belirleyen Avustralyalı bilim adamları, gelecekte erken doğumları engelleyebileceklerini, hatta doğum sancılarını öne alabilmeyi düşündüklerini belirtiyorlar.
Araştırmacılar, gebelik süresince östradiol ve östriol adlı östrojenlerin dengede olduğunu, bu dengenin bozulması durumunda doğum sancılarının başladığını belirledi.

Bilim adamları, gebelik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gebenet.com/kategori/dogum/"title="doğum, kadın doğum" >Doğum</a> sancılarının başlamasına sebep olan hormonların belirlenmesi ile birçok <a href="http://www.gebenet.com/etiket/erken-dogum/"title="erken doğum" >erken doğum</a> önlenebilecek&#8230;</p>
<p>Doğum sancılarının başlamasına sebep olan hormonları belirleyen Avustralyalı bilim adamları, gelecekte erken doğumları engelleyebileceklerini, hatta doğum sancılarını öne alabilmeyi düşündüklerini belirtiyorlar.</p>
<p>Araştırmacılar, <a href="http://www.gebenet.com/"title="gebelik" >gebelik</a> süresince östradiol ve östriol adlı östrojenlerin dengede olduğunu, bu dengenin bozulması durumunda doğum sancılarının başladığını belirledi.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-759" title="ed" src="http://www.gebenet.com/wp-content/uploads/2009/10/ed.jpg" alt="ed" width="523" height="272" /></p>
<p>Bilim adamları, gebelik esnasında östradiol ve östriol hormonlarının takip edilmesi ile  hem doğum sancılarının ne zaman başlayacağını belirleyebileceklerini, hem de hormon düzeyine yapılacak müdahalelerle sancıların erken veya geç başlamasını sağlayabileceklerini ve böylece gelecekte erken doğumları dahi önleyebileceklerini söylediler.</p>
<p>Araştırma beşyüz anne dayı üzerinde yapıldı. Doğum yaklaştığında östradiol ve östriol hormonlarının dengede olduğunu belirleyen bilim adamları, östradiol hormonu hızlı arttıktan sonra doğum sancılarının başladığını gözlemlediler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gebenet.com/erken-dogumlar-engellenebilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Epidural Anestezinin Riskleri Abartılıyor</title>
		<link>http://www.gebenet.com/epidural-anestezinin-riskleri-abartiliyor/</link>
		<comments>http://www.gebenet.com/epidural-anestezinin-riskleri-abartiliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 20:57:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumekim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[epidural anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[epidural blok hakkında bilgilendirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gebenet.com/?p=673</guid>
		<description><![CDATA[Doğum sırasında epidural ve spinal anestezinin risklerinin gereğinden fazla abartıldığı ortaya çıktı. Epidural anestezi sebebiyle kalıcı hasar ihtimalinin kadınlarda en kötü ihtimalle seksen binde, daha iyi bir yaklaşımla ise üçyüz binde bir olduğu belirlendi.
İngiliz bilim adamlarının yaptığı araştırma, doğum ve ameliyat sırasında epidural ve spinal anestezi uygulanan kadın ve çocukların en düşük risk grubunda olduklarını, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gebenet.com/kategori/dogum/">Doğum</a> sırasında epidural ve spinal anestezinin risklerinin gereğinden fazla abartıldığı ortaya çıktı. Epidural anestezi sebebiyle kalıcı hasar ihtimalinin kadınlarda en kötü ihtimalle seksen binde, daha iyi bir yaklaşımla ise üçyüz binde bir olduğu belirlendi.</p>
<p>İngiliz bilim adamlarının yaptığı araştırma, <a href="http://www.gebenet.com/kategori/dogum/"title="doğum, kadın doğum" >doğum</a> ve ameliyat sırasında epidural ve spinal anestezi uygulanan kadın ve <a href="http://www.gebenet.com/kategori/bebekler-ve-cocuklar/"title="çocuk" >çocuk</a>ların en düşük risk grubunda olduklarını, bu anestezi çeşitlerinin düşünüldüğünden çok daha güvenli olduğunu ve kalıcı hasar ihtimalinin, daha önce hesaplanandan on kat daha az, yani yirmiüçbin ile ellibinde bir arasında değiştiğini gösterdi.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-674" title="epidural" src="http://www.gebenet.com/wp-content/uploads/2009/10/epidural.jpg" alt="epidural" width="499" height="374" /></p>
<p>Epidural anestezi sebebiyle kalıcı hasar ihtimalinin kadınlarda en kötü ihtimalle seksenbinde, daha iyi bir yaklaşımla ise üçyüzbinde bir olduğu, <a href="http://www.gebenet.com/kategori/bebekler-ve-cocuklar/"title="çocuklar" >çocuklar</a> için de benzer rakamların geçerli olduğu belirtildi.</p>
<p>Royal United Hospital’da görevli bilim adamlarının, yılda yediyüzbin bin kişiye uygulanan epidural ve spinal anesteziden sonra oluşan komplikasyonlar üzerinde yaptığı araştırmada, en yüksek risk grubunda bulunan yaşlılar ve zayıf bünyeli kişilerde, kalıcı hasar ihtimalinin altıbinde bir ile onikibinde bir arasında değiştiği gözlendi.</p>
<p>İngiltere’de daha önce konuyla ilgili yapılan bir araştırma, epidural ve spinal anesteziden sonra kalıcı hasar ihtimalinin alyıyüzyetmişbeş kişide bir olduğunu göstermişti. ABD’de de benzer bir araştırma, bu olasılığı sekizyüz kişide bir rakamıyla açıklıyordu.</p>
<p>Epidural anestezi, genel olarak doğumda, bazı ameliyatlarda, ameliyat sonrasında <a href="http://www.gebenet.com/dogum-surecinde-agri-kesiciler/">ağrı kesici</a> olarak ve kronik sırt ve siyatik ağrılarının tedavisinde kullanıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gebenet.com/epidural-anestezinin-riskleri-abartiliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yenidoğan Göbek Bakımı</title>
		<link>http://www.gebenet.com/yenidogan-gobek-bakimi/</link>
		<comments>http://www.gebenet.com/yenidogan-gobek-bakimi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2009 12:21:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtemmuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebekler ve Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[bebek bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası bebeğin durumu]]></category>
		<category><![CDATA[göbek bağı hijyeni]]></category>
		<category><![CDATA[göbek bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan bebek bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gebenet.com/?p=467</guid>
		<description><![CDATA[Bebeğinizi dünyaya getirdiğiniz andan itibaren hayatınızda yeni bir dönem başlamıştır artık, uzun ve bazen de sıkıntılı gebelik sürecinde kendinizi hazırlamaya çalıştınız ama şimdi o eşsiz duyguyu tattınız. Her ne kadar gebelik döneminde bir çok kitap okuyarak yada uzmanların görüşlerini alarak bilgi sahibi olmaya çalışsanız da edindiğiniz bilgileri  uygulamakta zorluklar yaşayabilirsiniz. Doğum sonrası dikkat etmeniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bebeğinizi dünyaya getirdiğiniz andan itibaren hayatınızda yeni bir dönem başlamıştır artık, uzun ve bazen de sıkıntılı <a href="http://www.gebenet.com/"title="gebelik" >gebelik</a> sürecinde kendinizi hazırlamaya çalıştınız ama şimdi o eşsiz duyguyu tattınız. Her ne kadar <a href="http://www.gebenet.com/kategori/gebelik-donemi/"title="gebelik dönemi" >gebelik dönemi</a>nde bir çok kitap okuyarak yada uzmanların görüşlerini alarak bilgi sahibi olmaya çalışsanız da edindiğiniz bilgileri  uygulamakta zorluklar yaşayabilirsiniz. <a href="http://www.gebenet.com/kategori/dogum/"title="doğum, kadın doğum" >Doğum</a> sonrası dikkat etmeniz gereken önemli konulardan bir tanesi de bebeğinizin göbek bakımıdır. Enfeksiyonlara açık olduğundan hijyen çok önemlidir. <span id="more-467"></span></strong></p>
<p><strong><img class="alignnone size-full wp-image-469" title="göbekbağı" src="http://www.gebenet.com/wp-content/uploads/2009/08/göbekbağı.jpg" alt="göbekbağı" width="295" height="453" /><br />
</strong></p>
<p>Bebeğiniz gebeliğinizde amnios sıvısı içinde son derece güvenli bir ortamda  gelişimini tamamlar. Doğuma kadar oksijen alıp karbondioksit atılımı yani nefes alıp verme ve beslenme işlevi anne ile bebeği bağlayan göbek bağı sayesinde olur. Bebeğin doğumu ve nefes almasıyla birlikte göbek bağının fonksiyonu biter. Doktor ya da yardımcı tarafından hızla klampe edilmelidir (mandal benzeri bir kapatıcı ile yapılır)  bu işlem sayesinde <a href="http://www.gebenet.com/kategori/bebekler-ve-cocuklar/"title="bebek" >bebek</a> anneden ayrılmış olur.</p>
<p>Göbek bağının sinir lifleri yoktur, göbeğin kesimi ve klamplenmesi sırasında bebek ağrı hissetmez. Klampe işlemiyle damarlar kapanır ve kanama engellenir. Göbek bağı, bebeğin cildinden yaklaşık 2-2.5cm yukarıdan kesilmelidir ve bebek bakımının ilk basamağı olarak sık sık alkol olmak üzere antiseptik bir madde uygulanır. Bundan sonra göbeğin temiz ve kuru tutulması gereklidir. Göbek bağı zamanla kuru ve jölemsi, yapışkan, sulu özelliğini kaybederer. Rengi sarıdan kahverengiye dönüşür ve yaklaşık bir ile üç hafta içinde düşer.</p>
<p><span style="color: #800080;"><strong>Göbek Bağı Düşene Kadar Nelere Dikkat Edilmeli</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #800080;"><strong>Göbek bağı temiz tutulmalıdır:</strong></span> </span>Taze göbek bağı yeni doğmuş bebek için en önemli enfeksiyona açık yerlerinden biridir. En az günde bir kez olabilir yalnız önerilen her bez değişimi sonrası göbek bakımı yapılmalıdır.</p>
<p><span style="color: #800080;"><strong>Göbek bağı kuru tutulmalıdır :</strong></span> Göbeğin hava ile temas etmesi durumunda göbek bağı kendiliğinden kuruyacaktır. Annelerin en çok merak ettiği ise bebeğin banyo yaptırılrp yaptırılmamasıdır. Göbek düşene kadar öncelikle enfeksiyonlara açık olacağından iki yada üç hafta süreyle temiz tutmak amacıyla uzun ve küvet banyoları yerine sünger ile duş şeklinde kısa banyolar daha faydalı olur.</p>
<p>Banyo sonrası göbek bağı temiz bir bez ile hızla kurulanmalı hatta saç kurutma makinesinin en düşük ayarı ile kurutulabilir. Bebek bezinin sık değiştirilmesi ile ıslak ve nemli bezin uzun süre göbek bağıyla temasını engellenmiş olacaktır. Bezin ön kısmının göbek bağı dışarıda bırakılacak şekilde katlanması da önemlidir.</p>
<p>Göbek bağının kendi kendine düşmesine izin verin: Göbek bağı vakti geldiğinde kendiliğinden düşecektir. Göbek bağının düşme sırasında az miktarda kanama görülür yalnız sonraki günlerde kanama olması durumunda vakit kaybetmeden doktorunuz ile görüşmelisiniz.</p>
<p>Göbek bağının erken düşmesi enfeksiyonlar ve kanama açısından riskli olduğu gibi aynı zamanda bir ay geçmesine rağmen hala göbeği düşmemişse bebeklerde anatomik bozukluk ya da immünolojik bozukluk işareti olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gebenet.com/yenidogan-gobek-bakimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sezaryen Doğum Bebek İçin Büyük Tehlike</title>
		<link>http://www.gebenet.com/sezaryen-dogum-bebek-icin-buyuk-tehlike/</link>
		<comments>http://www.gebenet.com/sezaryen-dogum-bebek-icin-buyuk-tehlike/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2009 21:38:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtemmuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[sezaryen doğum]]></category>
		<category><![CDATA[sezaryen doğum hakkında bilgilendirme]]></category>
		<category><![CDATA[sezaryen ve riskleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gebenet.com/?p=412</guid>
		<description><![CDATA[Anne adaylarını gebeliğin son haftalarında heyecan ve biraz da korku sarar, belki de korku ağır bastığından anne adayları sezaryen doğum tercih ederler. Aslında doktorlar gebeliğin gidişatına göre sezaryen yada normal doğum konusunda anneyi yönlendirirler. Yapılan araştırmalar  sezaryen yöntemiyle dünyaya gelen bebeklerin ilerde daha fazla sağlık sorunlarıyla karşılaştıklarını ortaya koyuyor.

Bu araştırma, sezaryen sonrası genetik yapıdaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anne adaylarını gebeliğin son haftalarında heyecan ve biraz da korku sarar, belki de korku ağır bastığından anne adayları sezaryen <a href="http://www.gebenet.com/kategori/dogum/"title="doğum, kadın doğum" >doğum</a> tercih ederler. Aslında doktorlar gebeliğin gidişatına göre sezaryen yada normal doğum konusunda anneyi yönlendirirler. Yapılan araştırmalar  sezaryen yöntemiyle dünyaya gelen <a href="http://www.gebenet.com/kategori/bebekler-ve-cocuklar/"title="bebek" >bebek</a>lerin ilerde daha fazla sağlık sorunlarıyla karşılaştıklarını ortaya koyuyor.<span id="more-412"></span></p>
<p><img class="size-full wp-image-415 alignleft" title="sezaryen" src="http://www.gebenet.com/wp-content/uploads/2009/08/sezaryen.jpg" alt="sezaryen" width="397" height="252" /></p>
<p>Bu araştırma, sezaryen sonrası genetik yapıdaki değişimin şeker, kanser ve astım hastalıklarının riskini artırdığını ortaya koydu. Araştırmada, normal doğum ile dünyaya gelen <a href="http://www.gebenet.com/kategori/bebekler-ve-cocuklar/"title="çocuk" >çocuk</a>lar ve sezaryen yöntemiyle dünyaya gelen bebeklerin kordon bağından alınan kan örnekleri laboratuvar ortamında test edildi. Her iki gruptaki bebeklerin kanlarında bulunan al yuvarlarda farklılıklar olduğu, bu farklılığın da DNA&#8217;larda değişime sebep olduğu belirlendi.</p>
<p>Uzmanlar,  DNA&#8217;lardaki  değişimi, doğum anında bebeklerin yaşadığı strese bağlıyor. Normal doğumda bebeğin yaşadığı stres, olumlu niteledirilen ve hafif başlayıp artan bir stres olurken, sezaryen doğumlarda bebeklerin yaşadığı ani stres olumsuz olarak değerlendiriliyor. Araştırmaya katılan doktorlar, doğum ve stresin bebeğin DNA yapısı ve bağışıklık sistemi açısından önemine vurgu yaparken, &#8220;Doğum sırasında bazı genler aktif, bazı genler pasif hale geldiği&#8221; belirtiliyor.</p>
<p>Doğumdaki stres etkilediğinden sezaryenle doğan bebeğin DNA&#8217;sı değişiyor. Araştırmalarda, sezaryenle doğan bebeklerde DNA değişimi ile bu bebeklerin kanser, şeker ve astıma yakalanma ihtimallerinin daha yüksek olduğu ortaya çıkıyor.</p>
<p>Batı dünyasında sezaryenle doğumların arttığına dikkati çeken araştırmacılar, ileride <a href="http://www.gebenet.com/kategori/bebekler-ve-cocuklar/"title="çocuklar" >çocuklar</a>ın karşılaşabileceği hastalıkların dikkate alınması gerektiğini istedi ve &#8220;Bu konuda daha dikkatlı olunmalı, Sezaryen doğumun tamamen tehlikesiz  olduğu düşünülmemeli&#8221; şeklinde uyarılarda bulunuyorlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gebenet.com/sezaryen-dogum-bebek-icin-buyuk-tehlike/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Birden Fazla Bebek Taşıdığınızı Öğ­renmek</title>
		<link>http://www.gebenet.com/birden-fazla-bebek-tasidiginizi-og%c2%adrenmek/</link>
		<comments>http://www.gebenet.com/birden-fazla-bebek-tasidiginizi-og%c2%adrenmek/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2009 21:50:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[çoğul gebelikler]]></category>
		<category><![CDATA[çoğul gebeliklerde doğum]]></category>
		<category><![CDATA[çoğul gebeliklerde komplikasyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[çoğul gebeliklerde riskler]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gebenet.com/?p=169</guid>
		<description><![CDATA[İkiz tanısı koymak ultrason he­nüz yokken daha zordu.
Sadece iki kalp atışı duyarak ikiz ge­belikleri keşfetmek yaygın olmayan bir yöntemdir. Birçok kişi, sadece bir kalp atışı duyulduğunda ikiz ihtimalinin ola­mayacağını düşünür. Böyle bir şey söz konusu değildir. İki hızlı kalp atışı ben­zer ya da hemen hemen aynı hıza sahip olabilir. Bu iki bebek olup olmadığını belirlemeyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İkiz tanısı koymak ultrason he­nüz yokken daha zordu.</p>
<p>Sadece iki kalp atışı duyarak ikiz ge­belikleri keşfetmek yaygın olmayan bir yöntemdir. Birçok kişi, sadece bir kalp atışı duyulduğunda ikiz ihtimalinin ola­mayacağını düşünür. Böyle bir şey söz konusu değildir. İki hızlı kalp atışı ben­zer ya da hemen hemen aynı hıza sahip olabilir. Bu iki <a href="http://www.gebenet.com/kategori/bebekler-ve-cocuklar/"title="bebek" >bebek</a> olup olmadığını belirlemeyi zorlaştırabilir.</p>
<p>Hamilelik sırasında karnınızı ölçmek ve muayene etmek önem taşır. Genellik­le, ikiz <a href="http://www.gebenet.com/"title="gebelik" >gebelik</a> hamileliğin ikinci trimes-terında dışarıdan fark edilebilir, çünkü çok kilo alırsınız ve büyüme tek bir ge­beliğe göre oldukça hızlıdır.</p>
<p>Ultrason muayenesi, birden fazla be­bek taşıyıp taşımadığınızı belirlemek için en iyi yoldur. Ayrıca hamileliğin 16. ila 18. haftasından sonra, fetal iskeleti görünür olduğu zaman röntgen ışınlarıy­la da tanı koyulabilir. Ancak, bu metot günümüzde sık kullanılmamaktadır.</p>
<p><strong>Çoğul Gebeliklerde Daha Çok Prob­lem Çıkar mı? </strong></p>
<p>Çoğul gebelikte, prob­lem çıkma olasılığı yükselir. Olası prob­lemler aşağıdakileri içerir:</p>
<p>• Düşük riskinin artması<br />
• Fetal ölümü veya ölüm oranı<br />
• Fetalde sakatlıklar<br />
• Düşük <a href="http://www.gebenet.com/kategori/dogum/"title="doğum, kadın doğum" >doğum</a> kilosu veya büyüme ge­riliği<br />
• Preeklamsi<br />
•  Plasentanın yırtılmasını ve plasenta previayı içeren plasentayla ilgili prob­lemler<br />
• Annede anemi<br />
• Annede kanama veya hemoraj<br />
• Bebeklerin göbek kordonuna dolanma­sı dahil göbek kordonuyla ilgili prob­lemler<br />
• Hidramniyon veya polihidramniyon<br />
•  Ters duruş veya enine uzanma gibi anormal fetal pozisyonları yüzünden komplike doğum süreci<br />
• <a href="http://www.gebenet.com/etiket/erken-dogum/"title="erken doğum" >Erken doğum</a> sancıları</p>
<p>Çoğul gebeliklerle ilgili en büyük problemler erken doğumlardır. Cenin sa­yısı arttıkça, gebelik haftasının süresi ve her bir bebeğin doğum kilosu azalır, yi­ne de her vaka için geçerli değildir.</p>
<p>İkizler için ortalama hamilelik süresi yaklaşık 37 haftadır. Üçüzler için ise he­men hemen 35 haftadır. Bebeklerin ra­himde kaldıkları her haftada, organların ve sistemlerin olgunlaşması ile birlikte doğum kiloları da artar.</p>
<p>Büyük sakatlıklar çoğul gebeliklerde, tekil gebeliklere oranla daha yaygındır. Hafif sakatlık oranı, tekil gebeliktekinin iki katı kadar yüksektir. Sakatlıklar, tek yumurta ikizlerinde, çift yumurta ikizle­rinden daha fazfadır.</p>
<p>Çoğul ceninlerle ilgilenmenin önemli amaçlarından biri, prematüre doğumdan kaçınmak için hamileliğe mümkün oldu­ğu kadar devam etmektir. Bu en iyi ya­tak istirahatı yoluyla başarılabilir. Bütün hamileliğiniz boyunca düzenli aktivitelere devam edemeyebilirsiniz. Doktoru­nuz yatak istirahatı tavsiye ederse, tavsi­yesine uyun.</p>
<p>Çoğul gebelikte kilo alımı da önemli­dir. Taşıdığınız cenin sayısına göre nor­mal 12.5 ila 17.5 kilodan daha fazla kilo alırsınız. Demir takviyesi zorunludur.</p>
<p>Bazı araştırmacılar, Ritodrin gibi tokolitik ajanları (doğum sancılannı kesmek için kullanılan ilaç) kullanmanın prema­türe doğumu önlemede çok önemli oldu­ğuna inanırlar. Bu ajanlar, erken doğum sancıla­rının başlamaması için rahminizi rahat­latmak için kullanılır.</p>
<p>Doktorunuzun söylediklerini sıkı bir şekilde takip edin. Bebekleri taşıyabildi­ğiniz her gün ve her hafta, onları büyü­yüp, gelişip ve olgunlaşmayı tamamla­mak için yoğun bakım odasında ziyaret etmek zorunda kalmayacağınız günler yerine geçer.</p>
<p><strong>Birden Fazla Bebek doğurmak</strong></p>
<p>Ço­ğul ceninlerin doğumu çoğunlukla be­beklerin rahminizdeki pozisyonuna bağ­lıdır. Doğum süreci ve doğumun olası komplikasyonları, olgunlaşmama ile bir­likte aşağıdakileri kapsar:</p>
<p>• Anormal pozisyonlar (ters ya da yatay)<br />
•  Göbek kordonunun yerinden oynama­sı (göbek kordonunun bebeklerden ön­ce gelmesi)<br />
•  Plasentanın erken ayrılması<br />
• Fetusun acıması<br />
• Doğumdan sonra kanama</p>
<p>Doğum süreci ve doğum sırasında da­ha fazla risk olduğu için doğumdan ön­ce ve doğum sırasında önlemler alınır. Bunlar bir anestezi uzmanının ve be­beklerle ilgilenmek için bir pediaîr veya diğer tıbbi personelin bulunmasıdır.</p>
<p>İkizlerde, bütün olası fetal pozisyon kombinasyonları oluşabilir. Her iki be­beğin de başı önce gelebilir (verteks). Ters gelebilirler, yani kalça veya ayak­lar önce gelir. Yandan ya da eğik gele­bilirler, yani ne ters ne de vertekstir. Ayrıca yukarıdakilerin herhangi bir kombinasyonu ile gelebilirler.</p>
<p>İkizlerden ikisinin de başı önce geldi­ğinde, vajinal doğum uygulanabilir ve güvenle üstesinden gelinebilir. Bir bebe­ğin vajinal yolla doğması mümkün ola­bilir. İkinci bebek dönerse, kordon be­bekten önce gelirse veya bebek ilk ceni­nin doğumunun ardından tehlikedeyse sezaryen doğum gerektirebilir. Bazı doktorlar, iki ya da daha fazla bebeğin doğumunun sezaryenle olması gerektir­diğine inanırlar.</p>
<p>Bir ya da daha fazla bebeğin doğu­mundan sonra doktor, rahmin boyutun­daki hızlı değişme yüzünden annedeki kanamaya çok dikkat eder.</p>
<p>Rahim birden fazla bebek ile büyük ölçüde genişler. Anne çok fazla kan kay­betmesin diye kanamayı durdurmak için rahmi kasmak amacıyla ilaçlar, genellik­le oksitoksin (Pitocin), damar yoluyla verilir. Yoğun kan kaybı anemi oluşumu­na neden olabilir ve kan nakli ya da uzun süreli demir takviyesini gerekli kılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gebenet.com/birden-fazla-bebek-tasidiginizi-og%c2%adrenmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Sürecinde Ağrı Kesiciler</title>
		<link>http://www.gebenet.com/dogum-surecinde-agri-kesiciler/</link>
		<comments>http://www.gebenet.com/dogum-surecinde-agri-kesiciler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 21:08:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesici ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[doğum süreci]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sürecinde ağrı hafifletici ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sürecinde anestezi problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[epidural blok hakkında bilgilendirme]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gebenet.com/?p=213</guid>
		<description><![CDATA[Doğum Sürecinde Ağrıyı Hafifletici İlaçlar
Doğum süreci, bebeğinizin doğması için rahminiz büyük ölçüde şekil değiştir­diğinden ağrılıdır. Bu ağrıdan kurtulmak isteyebilirsiniz. Doğum süreci sırasında ağrı kesici ilaçlara birçok açıdan yaklaşıl­maktadır. Ağrı kesici ilaç alırken düşü­nülmesi gereken iki hasta vardır; siz ve karnınızdaki bebeğiniz. Ağrının kontrolü için hangi ilaçların mevcut olduğunu ön­ceden araştırmak en iyisidir. Daha sonra son [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.gebenet.com/kategori/dogum/"title="doğum, kadın doğum" >Doğum</a> Sürecinde Ağrıyı Hafifletici İlaçlar</strong></p>
<p>Doğum süreci, bebeğinizin doğması için rahminiz büyük ölçüde şekil değiştir­diğinden ağrılıdır. Bu ağrıdan kurtulmak isteyebilirsiniz. Doğum süreci sırasında ağrı kesici ilaçlara birçok açıdan yaklaşıl­maktadır. Ağrı kesici ilaç alırken düşü­nülmesi gereken iki hasta vardır; siz ve karnınızdaki bebeğiniz. Ağrının kontrolü için hangi ilaçların mevcut olduğunu ön­ceden araştırmak en iyisidir. Daha sonra son bir karar vermeden önce doğum süre­cinizin nasıl olduğunu görmelisiniz.</p>
<p>Doğum sürecinin ve doğumun değerli bir bölümü hazırlık aşamasıdır. Bu aşa­ma, sizde oluşan değişimlerden ve ne­denlerinden haberdar olmayı ve hissede­ceğiniz ağrıdan korkmamayı da kapsar.<br />
Doktorunuz ve hastane personeli da­hil, bakımınızla ilgilenen kişilere güven duymalısınız.</p>
<p>Bir anestetik bütün ağrı duyumlarının ve kas hareketlerini tamamen bloke eder. Bir analjezik ağrı duyumlarının ta­mamen ya da kısmen hafifletir. Narkotik analjezikler plasentadan bebeğinize ge­çer ve yenidoğan <a href="http://www.gebenet.com/kategori/bebekler-ve-cocuklar/"title="bebek" >bebek</a>te solunum fonk­siyonunu azaltır. Aynı zamanda bebeği­nizin Apgar skorlarını da etkileyebilirler. Bu ilaçlar doğumun yakın olduğu bir za­manda verilmemelidir.</p>
<p>Birçok yerde, doğum için anestezi, vü­cudun belirli bir bölgesini etkilemek için belirli bir ilacın bir enjeksiyon yoluyla verilmesi ile yapılır. Bu blok olarak isimlendirilir, örneğin pudendal blok, epidural blok veya servikal blok. Ağrıyı engellemek için kullanılan ilaçlar, dişi­nize dolgu yapılırken kullanılan ilaç tü­rüne benzer. Ajanlar ksilokain türevi ilaçlardır.</p>
<p>Genellikle de acil bir sezaryen operas­yonu için, bebeğin doğumunda genel anestezi yapmak gerekir. Bir pediatr da doğuma katılır, çünkü bebeğin doğum­dan sonra uyuyor olması mümkündür.</p>
<p><strong>Epidural Blok Nedir? </strong></p>
<p>Epidural blok günümüzde doğum süreci ve doğumda en çok kullanılan anestezi türüdür ve sık sık uygulanır. Rahimdeki kasılmalar ve doğum nedeniyle oluşan ağrının hafifle­tilmesini sağlar. Yalnızca bu tür anestezi konusunda eğitimli ve deneyimli kişiler tarafından uygulanmalıdır. Bazı doğum uzmanları bu deneyime sahiptir, ama bir çok bölgede bir anestezi uzmanı ya da hemşire anestezist tarafından uygulan­ması gerekir.</p>
<p>Sürekli bir epidural blok, siz otururken veya yan yatar pozisyondayken başlar. Anestezi uzmanı, belinizden omurganın ortasındaki deri bölgesini uyuşturur. Da­ha sonra deride uyuşturulan bölgeye bir iğne yapılır; anestezik omurgaya yerleş­tirilir, ancak spinal kanala değil. Bölge­ye plastik bir kateter takılır.</p>
<p>Epidural ağrı ilacı doğum süreci sıra­sında bir pompa ile verilebilir. Anestezi uzmanı düzenli aralıklarla ya da ihtiyaç duyulduğunda az miktarda ilacı enjekte etmek için pompayı kullanır. Epidural doğum sancılarını tamamen keser.</p>
<p>Birleşik (kombine) bir spinal-epidural blok, yürüyen epidural, ağrıyı kesmek için epidural ve spinal teknikleri kulla­nır. Bu birleşmede genellikle daha az uyuşukluk olur, böylece anne adayı ko­layca yürüyebilir. Bu durum bazen yürü­yen epidural olarak adlandırılır.</p>
<p>Epidural anestezi yaptırmayı seçtiyseniz, ne zaman alacağınız konusunda bazı karışık bilgiler duymuş olabilirsi­niz. Doktorların çoğu epidural blokun ağrı derecenize bağlı olarak doğum sü recinde verilmesi gerektiğini düşünür. Epidural yaptırmadan önce rahim ağzı­nın belli bir noktaya kadar açılmasını beklemeyebilirsiniz.</p>
<p>Epidural blok ile ilgili bir problem kan basıncınızı düşürebilmesidir. Dü­şük kan basmcı bebeğe giden kan akışı­nı etkileyebilir. Neyse ki, epidural ile birlikte verilen serumlar hipotansiyon (düşük kan basıncı) riskini azaltmaya yardım eder. Ayrıca doğum sırasında ıkınma ile ilgili problemleriniz olabilir. Yeni yapılan incelemelere göre, doğum sırasında uygulanan epidural ile daha sonraki bel ağrısı arasında bir bağlantı bulunamamıştır.</p>
<p><strong>Diğer Ağrı Kesiciler </strong></p>
<p>Sancılar düzen­li olduğunda ve rahim ağzı açılmaya başladığında rahimdeki kasılmalar ra­hatsızlık verir. Doğum sürecinin bu ilk aşamasındaki ağrı için birçok hastane bir narkotik analjezik ilaç karışımı, ör­neğin Demerol ve bir sakinleştirici, ör­neğin Phenergen kullanır. Bu ağrıyı azaltır ve uyku haline ya da sedasyona neden olur. İlaç damardan ya da enjek­siyon yoluyla verilebilir.</p>
<p>Sezaryen ameliyatı için spinal aneste­zi uygulanabilir. Bu tür anestezide ağrı kesici sezaryen ameliyatının uygulan­masına yetecek kadar etkisini sürdürür. Günümüzde doğum sürecinde spinal anestezi, epidural anestezi kadar sık kullanılmamaktadır.</p>
<p>Zaman zaman kullanılan bir diğer blok türü pudendal bloktur. Vajinal ka­naldan verilir ve doğum kanalındaki ağ­rıyı azaltır. Rahimdeki kasılma ve da­ralmayı hissedersiniz. Bazı hastaneler paraservikal blok kullanırlar. Genişle­miş olan rahim ağzında ağrının hafifle­mesini sağlar ama sancıların ağrısını azaltmaz.</p>
<p>İntratekal anestezi omurgayı çevrele­yen bölgeye tek doz anestezi verilmesi­dir. Tamamen bloke olmaz; anne adayı bebeği itebilmesi için sancıları hisseder.</p>
<p>Doğum süreci ve doğum sırasındaki ağrıyı kesmek için mükemmel bir yön­tem yoktur. Doktorunuzla bütün olası-lıkları tartışın ve endişelerinizden bah­sedin.<br />
Hangi tür anestezilerin bulunduğunu ve her birinin risklerini ve yararlarını araştırın.</p>
<p><strong>Anestezi Problemleri ve Komplikasyonlar</strong></p>
<p>Anestezi kullanımndan kaynak­lanan olası komplikasyonlar vardır. Bun­lar, Demerol gibi uyuşturucu ilaçların kullanılmasıyla bebekteki sedasyonun artmasını da kapsar. Yenidoğan bebekte düşük Apgar skorları ve düzensiz nefes görülebilir. Bebeğe resusitasyon gereke­bilir ya da ilk ilacın etkilerini tersine çe­virmek için başka bir ilaç verilmesi gerekbilir, örneğin Naloxone gibi.</p>
<p>Anne genel anestezi olduysa, bebekte sedasyonun artması, daha yavaş solu­num ve daha yavaş kalp hızı gözlemle­nebilir. Anne genellikle bir saatten uzun bir süre &#8220;uyur&#8221; ve uyanana kadar yeni­doğan bebeğini göremeyebilir.</p>
<p>Doğum sırasında epidural veya spinal blok yaptırırsanız doğumdan sonra çeşit­li yan etkilerini görebilirsiniz. Bu rahat­sızlıkları gidermenin bazı yöntemleri aşağıda belirtilmektedir.</p>
<p>•   Kaşıntı hissederseniz o bölgeye bir havlu ya da battaniye ile basınç yapın. Rahatsızlığı bol miktarda losyon süre­rek hafifletin.</p>
<p>• Baş ağrınız olursa kafein içeren bir içe­cek alın, örneğin kahve, çay ya da ka­feinli soda gibi.<br />
• Mideniz bulanırsa derin nefes almak işe yarayabilir. Burnunuzdan nefes alın ve ağzınızdan verin.</p>
<p>Doğum sürecine girmeden önce hangi anestezi türünün sizin için en iyisi olacağı­na karar vermek imkânsız olabilir. Ancak hangi türlerin olduğunu ve doğum süreci ile doğum sırasında hangi ağrı kesicileri hesaba katacağınızı bilmek yardımcı olur.</p>
<p><strong>Doğumdan Sonra Rahimdeki Kasılmalar </strong></p>
<p>Bebeğinizi doğurduktan sonra rahminiz hemen bir karpuz büyüklüğünden voleybol topu büyüklüğüne küçülür. Bu gerçekleşir­ken plasenta rahim duvarından ayrılır. Bu aşamada rahmin içinden plasentanın geldi­ğini işaret eden bir kan fışkırması olabilir.</p>
<p>Plasenta geldikten sonra size Oksitoksin (Pitaocin) verilebilir. Bu, kanama ol­maması için rahmin küçülmesine ve ka­sılmasına yardım eder.</p>
<p>Vajinal yolla doğumdan sonra aşırı de­recede, 500 im den fazla kanama olması <a href="http://www.gebenet.com/kategori/gebelik-sonrasi/"title="doğum sonrası" >doğum sonrası</a> kanama olarak adlandırı­lır. Genellikle rahme masaj yapılarak ya da rahmin küçülmesine yardım eden ilaçlar kullanılarak önlenebilir.</p>
<p>Bebeğin doğumundan sonra bir kadın­da yoğun kanama olmasının temel nede­ni rahminin küçülmemesidir, bu duruma atonik kasılamayan rahim denir. Dokto­runuz, ebe veya hemşire doğumdan son­ra rahminize masaj uygulayabilir. Rah­minizin sabit kalması ve küçülmesi için nasıl yapılacağını size gösterebilirler. Bu, daha fazla kan kaybetmemeniz ve anemik olmamanız için önem taşır.</p>
<p><strong>Kordon Kanı Bankası </strong></p>
<p>Siz ve eşiniz bebeğinizin kordon kanı­nı saklama konusunu düşünüyor musunuz? Araştırmacılar kordon kanında bu­lunan kök hücrelerin bazı hastalıkların tedavisinde başarı sağladığını ortaya çı­karmışlardır. Kordon kanı, bir bebek doğduktan sonra göbek kordonunda ve plasentada kalan kandır. Eskiden, pla­senta ve göbek kordonu çoğunlukla do­ğumun ardından atılırdı.</p>
<p>Doğumdan sonra kordon kanını sakla­ma konusunda büyük bir ilgi bulunmak­tadır. Göbek kordonu kanı, şu anda ke­mik iliği nakli ile tedavi edilen kanser ve genetik hastalıkların tedavisi için kulla­nılabilir. Kordon kanı, <a href="http://www.gebenet.com/kategori/bebekler-ve-cocuklar/"title="çocuk" >çocuk</a>luk lösemi­si, bazı bağışıklık sistemi hastalıkları ve diğer kan hastalıklarının tedavisinde ba­şarıyla kullanılmaktadır. Şu anda, orak hücre anemisi, diyabet ve AİDS dahil birçok hastalıkta gen terapisi için kordon kanının kullanılması amacıyla Birleşik Devletler&#8217;de ve Avrupa&#8217;da araştırmalar yürütülmektedir.</p>
<p>Kordon kanı, kemik iliğinde bulunan aynı değerli hücreleri içerir. Bu &#8220;kok hücreler&#8221; kan ve bağışıklık sisteminin yapı taşlarıdır. Bu özel hücreler, kordon kanında gelişmemiş halde bulunurlar. Gelişmemiş durumda oldukları için, ke­mik iliği kanında olduğu gibi uyuşma ol­ması gerekmez. Bu özellik, azınlık etnik gruplarının üyeleri ve nadir bulunan kan grubuna sahip kişiler için özellikle önemlidir. Bu gruplar genellikle &#8220;uyu­şan&#8221; kan bulmakta daha çok zorluk çeki­yorlardı.</p>
<p>Bebeklerinin doğumundan önce, anne-babalar bebeğin kordon kanının alınma­sını ve gelecekte kullanılması için &#8220;ban­kaya koyulmasını&#8221; talep edebilirler. Kan, kanın alındığı çocuğun kendisi, kardeşle­ri ve anne babası için kullanılabilir.</p>
<p>Kan, doğumdan hemen sonra göbek kordonundan doğrudan alınır. Anne veya bebek için hiçbir risk ya da ağrı içermez. Kan dondurulacağı ve soğutularak sakla­nacağı bir kordon bankasına nakledilir.</p>
<p>Doğum öncesi bîr muayenede bu du­rumu doktorunuzla tartışın, özellikle ai­lenizde belli hastalıklarla ilgili bir geç­miş varsa. Kanın nasıl ve nerede saklan­dığını ve bunu saklamanın maliyetini öğrenin. Bu eşinizle vermeniz gereken bir karardır, ama önce iyice bilgi edin­melisiniz, örneğin kan saklanması sigor­ta tarafından karşılanmaz.</p>
<p>Kordon kanı bankacılığı ve kullanımı yaygınlaştıkça maliyet azalabilir. Bazı sağlık sigortası firmaları yüksek kanser riski veya genetik hastalık riski taşıyan aileler için ücreti karşılar. Kordon kanı bankası hizmetleri, masrafları karşılaya­mayacak risk altında bulunan aileler için ücretten vazgeçebilir.</p>
<p>Bebeğinizin kordon kanının boşa git­mesini istemiyorsanız, kanı bağışlamayı düşünebilirsiniz. Kâr amacı olmayan bir kordon bankası kanı ihtiyacı olan biri için kullanabilir. Göbek kordonu kanını bağışlama konusunda bilgi için doktoru­nuzla konuşun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gebenet.com/dogum-surecinde-agri-kesiciler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Sonrası Gerginlik Sendromu</title>
		<link>http://www.gebenet.com/dogum-sonrasi-gerginlik-sendromu/</link>
		<comments>http://www.gebenet.com/dogum-sonrasi-gerginlik-sendromu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 19:29:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik Sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sonrası depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sonrası sendromlar ve öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası gerginlikler]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası sendromlar]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası sendromlar ve öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[sendromlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gebenet.com/?p=203</guid>
		<description><![CDATA[Bebeğiniz doğduktan sonra kendinizi çok duygusal hissedebilirsiniz. Buna do­ğum sonrası gerginlik sendromu denir. (PPDS) Kadınların çoğu doğum sonrası gerginlik sendromunu bir derece yaşar­lar. Birçok uzman doğum sonrası gergin­liğin bir dereceye kadar normal olduğu­nu düşünür.
Kadınların % 80&#8242;i &#8220;bebek depresyo­nu&#8221; yaşar. Genellikle bebek doğduktan sonra 2 gün ve 2 hafta arasında ortaya çıkar. Bebek depresyonları geçicidir ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeğiniz doğduktan sonra kendinizi çok duygusal hissedebilirsiniz. Buna do­ğum sonrası gerginlik sendromu denir. (PPDS) Kadınların çoğu <a href="http://www.gebenet.com/kategori/dogum/"title="doğum, kadın doğum" >doğum</a> sonrası gerginlik sendromunu bir derece yaşar­lar. Birçok uzman <a href="http://www.gebenet.com/kategori/gebelik-sonrasi/"title="doğum sonrası" >doğum sonrası</a> gergin­liğin bir dereceye kadar normal olduğu­nu düşünür.</p>
<p>Kadınların % 80&#8242;i &#8220;<a href="http://www.gebenet.com/kategori/bebekler-ve-cocuklar/"title="bebek" >bebek</a> depresyo­nu&#8221; yaşar. Genellikle bebek doğduktan sonra 2 gün ve 2 hafta arasında ortaya çıkar. Bebek depresyonları geçicidir ve çoğu zaman başladıkları kadar çabuk biterler.</p>
<p>Ancak, doğum sonrası depresyonun semptomları doğumdan sonra birkaç ay geçene kadar belirmeyebilir. Kadın tek­rar âdet görmeye başlayınca ve hor­monsal değişimler yaşarken ortaya çı­kabilir.</p>
<p>Doğum sonrası gerginlik sendromu kendi kendine çözümlenebilir ama bir yıl kadar uzun sürebilir. Daha ciddi problemlerde tedavi semptomları bir haftada hafifletebilir ve gelişme 6 ila 8 ay içinde belirgin olmalıdır. Çoğunlukla, tam iyileşme için ilaç tedavisi gerekir.</p>
<p><span style="color: #800080;"><strong>- Depresyonun Farklı Dereceleri.</strong></span> Do­ğum sonrası gerginliğin en hafif şekli bebek depresyonudur. Bu durum sadece birkaç hafta sürer ve semptomlar kötüye gitmez.</p>
<p>Doğum sonrası gerginliğin daha ciddi bir versiyonu doğum sonrası depres­yondur (PPD). Yeni annelerin yaklaşık % 10&#8242;unu etkiler. Bebek depresyonu ile doğum sonrası depresyon arasındaki fark semptomların sıklığı, yoğunluğu ve süresi ile ilgilidir. PDD doğumdan sonra 2 hafta ila 1 yılda ortaya çıkar. Bir annede sinir, karmaşa, panik ve umutsuzluk duyguları olabilir. Yeme ve uyuma düzenlerinde değişimler yaşaya­bilir. Bebeğini incitmekten ya da delir­meye başladığını hissetmekten korkar. Anksiyete PPD&#8217;nin majör semptomla­rından biridir.</p>
<p>Doğum sonrası gerginliğin en ciddi şekli doğum sonrası psikozdur. Kadın halüsinasyonlar görebilir, intiharı düşü­nebilir ve bebeğe zarar vermek isteyebi­lir. Doğum sonrası psikoz gelişen kadın­ların çoğu, doğumla İlgili olmayan iki kutuplu ruhsal bozukluk işaretleri göste­rirler. Endişeleniyorsanız bu konuyu doktorunuzla tartışın.</p>
<p>Doğumdan sonra, doğum sonrası ger­ginliğin bir türünü yaşadığınızı düşünü­yorsanız doktorunuzla iletişim kurun. Her doğum sonrası reaksiyon, hafif ya da şiddetli olsun, genellikle geçici ve te­davi edilebilir.<br />
Ayrıca, anneliğin 2. haftasında do­ğumdan hemen sonraki kadar bitkinseniz doğum sonrası depresyon gelişmesi riski altındasınız demektir.</p>
<p>Kendinizi son derece yorgun hisset­mek normaldir, özellikle doğum süreci ve doğumun zorluğundan ve yeni bir an­ne olmanın getirdiği talepleri karşılama­ya çalıştıktan sonra. Ancak, Eğer yor­gunluğunuz 2 hafta içinde iyiye gitmez­se doktorunuzla görüşün.</p>
<p><span style="color: #800080;"><strong>- Doğum Sonrası Gerginlik Sendromunun Nedenleri.</strong></span> Yeni bir anne birçok dü­zenleme yapmalı ve kendisinden bekle­nen pek çok talebi karşılamalıdır. Bu du­rumlardan biri ya da ikisi birden gerginli­ğe neden olabilir. Doğum sonrası gergin­liğe neyin sebep olduğundan emin deği­liz; her kadın bu durumu yaşamaz. Bir ka­dının hormonsal değişimlere karşı kişisel duyarlılığının nedenlerin bir bölümünü oluşturabileceğini düşünüyoruz; doğum­dan sonra östrojen ve progesteron hor­monlarındaki azalma doğum sonrası ger­ginlik sendromuna katkıda bulunabilir.</p>
<p>Olası diğer etmenler; ailedeki depres­yon geçmişi, doğumdan sonra aile deste­ğinin olmayışı, yalnızlık ve kronik yor­gunluktur. Ayrıca doğum sonrası gergin­lik sendromuna karşı yüksek risk altında olabilirsiniz, eğer:</p>
<p>•  Anneniz ya da kız kardeşiniz bu prob­lemi yaşamışsa  aile içinde görül­mektedir.<br />
•   Daha önceki hamileliğinizden sonra PPD yaşamışsanız  yeniden aynı prob­lemi yaşama riskiniz vardır.<br />
•  Bu hamilelik için kısırlık tedavisi gör­düyseniz hormon değişimleri daha ciddi boyutta olabilir.<br />
•  Hamilelikten önce aşırı PMS yaşadıysanız hormonsal dengesizlikler do­ğumdan sonra artabilir.<br />
•   Kişisel olarak depresyon geçmişiniz varsa.<br />
•  Yakın zamanlarda yaşamınızda önemli değişiklikler olduysa bunun sonucu olarak hormonsal bir düşüş yaşayabi­lirsiniz.</p>
<p><span style="color: #800080;"><strong>- Bebek Sonrası Depresyonun Üste­sinden Gelme.</strong></span> Bebek sonrası depresyo­nun üstesinden gelmek için yapabileceğiniz en önemli şeylerden biri iyi bir destek sisteminizin olmasıdır. Aile üye­lerinizden ve arkadaşlarınızdan yardım isteyin. Annenizden veya eşinizin anne­sinden bir süre sizinle birlikte kalmaları­nı isteyin.</p>
<p>Eşinizden, işinden bir süre için izin almasını isteyin ya da her gün gelip yardımcı olacak birini işe alın.<br />
Semptomları hafifletmek için yapabi­leceğiniz başka şeyler de var. Aşağıdakilerden herhangi birini ya da hepsini de­neyebilirsiniz.</p>
<p>•  Bebeğiniz uyurken dinlenin.<br />
•  Aynı durumda olan başka anneleri bu­lun; duygularınızı ve deneyimlerinizi paylaşmak size yardımcı olur.<br />
•  Mükemmel olmaya çalışmayın.<br />
•  Kendinizi şımartın.<br />
•  Her gün ılımlı biçimde egzersiz yapın.<br />
•  İyi beslenin ve bol sıvı alın.<br />
•  Her gün dışarı çıkın.</p>
<p>Eğer yukarıdaki adımlar sizde olumlu sonuçlar vermezse geçici olarak antidepresan kullanma konusunda doktorunuza danışın. Doğum sonrası depresyon yaşa­yan kadınların hemen hemen % 85&#8242;i 1 yıla kadar ilaç tedavisi görür.</p>
<p><span style="color: #800080;"><strong>- PPDS&#8217;nin Daha Ciddi Türlerinin Üs­tesinden Gelmek.</strong></span> Bebek depresyonunun göreceli olarak hafif semptomlarının ya­nında doğum sonrası gerginlik sendromu iki şekilde belli olabilir. Bazı kadınlar haf­talar veya aylarca süren akut depresyon yaşarlar; uyuyamazlar ya da yemek yiye­mezler, kendilerini değersiz ve yalnız his­sederler, mutsuzdurlar ve sık sık ağlarlar. Bazı kadınlar ise, son derece heyecanlı, huzursuz ve telaşlı olurlar. Kalp hızları ar­tar. Bazı şanssız kadınlar ise aynı dönemde her iki semptom grubunu birden yaşarlar.</p>
<p>Eğer bu semptomlardan herhangi birini yaşarsanız hemen doktorunuzu arayın. Bü­yük olasılıkla sizinle ofisinde görüşecek ve bir ilaç tedavisi verecektir. Bunu kendiniz ve aileniz için mutlaka uygulayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gebenet.com/dogum-sonrasi-gerginlik-sendromu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sezaryen Doğum</title>
		<link>http://www.gebenet.com/sezaryen-dogum/</link>
		<comments>http://www.gebenet.com/sezaryen-dogum/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 17:10:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum süreci]]></category>
		<category><![CDATA[sezaryen doğum hakkında bilgilendirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gebenet.com/?p=199</guid>
		<description><![CDATA[Kadınların çoğu normal vajinal do­ğum yapmayı düşünür, ama sezaryen doğum her zaman imkân dahilindedir. Sezaryen doğumda, bebek annenin karın duvarına ve rahmine bir yarık açılarak dünyaya getirilir.
Sezaryen Operasyonunun Nedenleri
Sezaryen operasyonları birçok nedenle yapılabilir. En yaygın nedeni daha önceki doğumun sezaryenle olmasıdır. Ancak, sezaryen operasyonu yaptırmış olan bazı kadınlar daha sonraki hamileliklerinde vajinal doğumlar yapabilirler; bu, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınların çoğu normal vajinal do­ğum yapmayı düşünür, ama sezaryen <a href="http://www.gebenet.com/kategori/dogum/"title="doğum, kadın doğum" >doğum</a> her zaman imkân dahilindedir. Sezaryen doğumda, <a href="http://www.gebenet.com/kategori/bebekler-ve-cocuklar/"title="bebek" >bebek</a> annenin karın duvarına ve rahmine bir yarık açılarak dünyaya getirilir.</p>
<p><strong>Sezaryen Operasyonunun Nedenleri</strong></p>
<p>Sezaryen operasyonları birçok nedenle yapılabilir. En yaygın nedeni daha önceki doğumun sezaryenle olmasıdır. Ancak, sezaryen operasyonu yaptırmış olan bazı kadınlar daha sonraki hamileliklerinde vajinal doğumlar yapabilirler; bu, sezar­yenden sonrası vajinal doğum (SSVD) olarak isimlendirilir. Daha önce sezaryen doğum yapmışsanız ve bu kez vajinal do­ğum yapmak istediğinizi düşünüyorsanız, konuyu doktorunuzla tartışın.</p>
<p>Bebeğiniz doğum kanalına sığmaya­cak kadar iriyse sezaryen doğum gereke­bilir. Bu durum seftıalopelvik-dispro-porsiyon (SPD) olarak adlandırılır. Hamilelik sırasında SPD&#8217;den şüphelenilebilir ama genellikle doğum süreci bu onaylanamadan önce başlamalıdır. Ultrason muayenesi bebeğinizin çok iri ol­duğunu gösteriyorsa -5 kilo ya da daha fazla- sezaryen doğum tavsiye edilir ve vajinal yoldan doğum kolay olmayabilir.</p>
<p>Bebeğin tehlikede olması sezaryen operasyonu için bir diğer nedendir. Dok­torlar doğum süreci sırasında bebeğin kalp atışlarını ve doğum sürecine verdi­ği tepkiyi izlemek için fetal monitörleri kullanırlar. Eğer kalp atışları bebeğin doğum sancıları ile sıkıntı yaşadığınızı gösteriyorsa, bebeğin sağlığı için sezar­yen operasyonu gerekebilir.<br />
Eğer göbek kordonu sıkıştırıyorsa se­zaryen operasyonu gerekli olabilir. Kor­don bebeğin başından önce vajinaya ge­lebilir ya da bebek kordonun bir bölü­müne baskı yapabilir. Sıkışan göbek kor­donu bebeğe giden kan akışını kesebile­ceği için tehlikeli bir durumdur.</p>
<p>Bebek ters pozisyondaysa, yani bebe­ğin ayakları veya kalçaları doğum kana­lına önce girmişse, genellikle sezaryen operasyonu gerekli olur. Bebeğin vücudundan sonra omuzlarının ve başının gelmesi bebeğin başına ve boynuna za­rar verebilir, özellikle de ilk bebekse.</p>
<p>Plasentanın erken ayrılması veya pla­senta previa da sezaryen doğumun nedenlerindendir. Plasenta doğumdan önce rahimden ayrılırsa bebek oksijen ve be­sin kaynağını kaybeder. Bu genellikle kadında yoğun kanama varsa teşhis edi­lir. Plasenta doğum kanalını kapatırsa (plasenta previa) bebek zaten başka bir şekilde dünyaya getirilemez.</p>
<p><strong>Sezaryen Doğumlarının Artan Oranı</strong></p>
<p>1965 yılında, bütün doğumların yalnız % 4&#8242;ü sezaryen operasyonu ile oluyordu. Günümüzde, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde sezaryen doğum oranı bütün do­ğumlar arasında yaklaşık % 20&#8242;dir.<br />
Bazı bölgelerde bu oran daha da yük­sektir. Kanada&#8217;da bütün doğumların he­men hemen % 18&#8242;i sezaryen doğumdur. Bu artış, kısmen doğum süreci sırasında daha zorlu denetim ve sezaryen operas­yonunun daha güvenli olan işlemleri ile bağlantılıdır. Daha fazla sezaryen ope­rasyonu olmasının bir diğer nedeni daha iri bebeklerdir. İri bebeklerde bazen se­zaryen operasyonu doğum yapmanın tek yoludur. Araştırmacılar bebeklerin bo­yutundaki bu artışın, hamile kadının da­ha iyi beslenmesi, hamileyken sigara iç­memesi ve doğum sırasında yaşça büyük olmaları nedeniyle olduğuna inanırlar.</p>
<p><strong>Sezaryen Operasyonu Nasıl Uygula­nır? </strong></p>
<p>Sezaryen operasyonu yapılırken ge­nellikle uyanık olursunuz. Bir anestezi uz­manı size epîdural ya da belkemiğinden bir anestezi ilacı verir.  Eğer işlem süresince uyanıksanız bebeğinizi doğumdan hemen sonra görebilirsiniz!<br />
Sezaryen operasyonunda, karın duvarın­dan rahme doğru bir kesik yapılır. Rahmin duvarı kesilir daha sonra bebeği içeren amniyotik kese ve plasenta kesilir. Bebek keseden dışarı çıkarılır. Daha sonra pla­senta alınır. Rahim kendiliğinden eriyen dikişlerle tabaka tabaka dikilir ve çıkarılması gerekmez. Karnın geri kalanı yine kendiliğinden eriyen dikişlerle kapatılır.</p>
<p>Günümüzde yapılan sezaryen doğum­ların çoğu kendiliğinden eriyen sezaryen ya da sezaryenlerdir. Bu, yarığın rahmin alt kısmında yapılmasıdır.</p>
<p>Geçmişte, sezaryen rahmin orta çizgi­sinden kesilerek klasik bir yarıkla yapı­lıyordu. Bu keşi, aşağı segment bir keşi kadar çabuk iyileşemiyordu. Keşi, rah­min kaslı bölümünde yapıldığı için kasılmalardan daha çok etkilenebilir (se­zaryenden sonra bir vajinal doğum gibi). Bu durum, yoğun kanamaya ve bebeğin yaralanmasına neden olabilir. Daha önce klasik bir sezaryen doğumu geçirdiyseniz, her bebek sahibi oluşunuzda yine sezaryen operasyonu geçirmelisiniz.</p>
<p>Bir kesişi, sezaryen operasyonu kesisinin başka bir türüdür. Bu keşi, rahmin ters çevrilmiş bir T şeklinde kesilmesi­dir. Bebeği dışarı çıkarmak İçin daha çok yer sağlar. Eğer bu tür bir keşi varsa bü­tün hamileliklerinizde sezaryen doğum yapmak zorunda olacaksınız.</p>
<p><strong>Sezaryen Operasyonu Olmanın Avantajları ve Dezavantajları</strong></p>
<p>Sezaryen operasyonu geçirmenin avantajları vardır. En önemli avantajı sağlıklı bir bebek dün­yaya getirmektir. Taşıdığınız bebek pelvisiniz için çok iri olabilir. Doğum için en güvenli yöntem sezaryen operasyonu ola­bilir. Bir kadının, genellikle doktor bebe­ğin pelvise uyup uymadığını öğrenene ka­dar doğum sürecini yaşaması gerekir, ön­ceden tahmin etmek imkânsız olabilir.</p>
<p>Dezavantajı, sezaryen operasyonunun büyük bir operasyon olması ve bir ame­liyatın bütün risklerini taşımasıdır. Risk­leri, enfeksiyon, kanama, kan kaybı yü­zünden şok ve kan pıhtılaşması olasılığı ve diğer organlara, örneğin idrar torbası veya rektuma, zarar verebilmesidir.</p>
<p>Birçok bölgede bir doğum uzmanı se­zaryen operasyonu yapar. Küçük topluluk­larda, bir genel cerrah veya aile hekimi se­zaryen operasyonu gerçekleştirebilir.</p>
<p><strong>Sezaryene İhtiyacınız Olacak mı?</strong></p>
<p>Do­ğumdan önce sezaryen operasyonu olaca­ğınızı ve dolayısıyla doğum süreci yaşa­mayacağınızı bilmek hoş olurdu. Ne yazık ki, genellikle birkaç nedenden dolayı do­ğum sancılarını beklemek gereklidir. Bebeğinizin doğum sancıları ile rahatsız ola­cağını zaman geçmeden bilemezsiniz ve bebeğinizin doğum kanalınıza uyup uy­mayacağını önceden bilmek çok zordur.</p>
<p>Bazı kadınlar sezaryen doğum yapar­larsa bunun &#8220;bebek doğurmak gibi ol­mayacağına&#8221; inanırlar. Bütün doğum sü­recini yaşamayacaklarına dair yanlış bir düşünceleri vardır. Bu doğru değildir. Sezaryen operasyonu ile doğum yapar­sanız bu şekilde hissetmemeye çalışın. Hiçbir şekilde başarısız olmadınız!</p>
<p>Bir bebek sahibi olmanın 9 ay sürdü­ğünü hatırlayın. Sezaryen doğumla olsa bile şaşırtıcı bir iş başardınız.</p>
<p><strong>Sezaryen Doğumunuzdan Sonra</strong></p>
<p>Sezaryen operasyonundan sonra bebeği kucağınıza alabilir, hatta belki emzirebi­lirsiniz. Yarık için ağrı kesiciye ihtiyacı­nız olur. Ağrıyı kesmek için yeni bir ilaç-pompalama sistemi vardır, bu yüz­den bebeğe yan etkisi olmadan daha ra­hat hissedebilirsiniz.</p>
<p>Doğum Öncesi randevularınızdan bi­rinde bu konuyu doktorunuza sorunuz.</p>
<p>Vajinal yolla doğum yaptıysanız bü­yük bir olasılıkla hastanede iki günden daha fazla kalırsınız. Eskiden, doktorlar doğumdan sonraki 2 günde katı gıda alınmamasını tavsiye ederlerdi. Son araştırmalar bu sürenin işlemden sonra birkaç saate indirilebileceğini göstermiş­tir. Neden? Eskiden birçok sezaryen operasyonu genel anestezi gerektiriyor­du; genel anesteziden sonra yemek yen­mesi tavsiye edilmiyordu. Ancak, günü­müzde sezaryen operasyonlarının çoğu bölgesel aneztesi gerektirir, o yüzden bazı kurallar geçerli olmayabilir.</p>
<p>Sezaryen operasyonunun evde iyileşmesi vajinal doğumdan daha uzun sürer. Sezar­yen operasyonundan sonra tam iyileşme için normal süre genellikle 4 ila 6 gündür.</p>
<p><strong>Sezaryenden Sonra Vajinal Doğum</strong></p>
<p>Sezaryen operasyonu geçirdikten son­ra vajinal doğum yapmayı denemeli mi­siniz? Sezaryenden sonra vajinal doğum (vajinal) yaygınlaşmaktadır. Tıbbi açı­dan konuşmak gerekirse, doğum yönte­mi sizin ve bebeğinizin sağlığı kadar önemli değildir.<br />
Siz ve bebeğiniz son bir karar verme­den önce riskleri ve yararlarını tartmanız gerekir. Bazı vakalarda, bu konuda baş­ka bir seçim olmayabilir. Diğer durum­larda, siz ve doktorunuz, vajinal yoldan doğum yapıp yapamayacağınızı görmek için doğum sürecini geçirmeniz gerekti­ğine karar verebilirsiniz.</p>
<p>Bazı kadınlar tekrar sezaryen operas­yonu isterler. Çünkü sezaryen doğumla sonuçlanacak bir doğum sürecine girme­yi istemezler.</p>
<p>Daha önceden sezaryen operasyonu geçirdiyseniz ve vajinal denemek isti­yorsanız, gebeliğe bağlı diyabet veya başka problemleriniz varsa tekrar se­zaryen operasyonuna ihtiyaç duyabi­lirsiniz.</p>
<p><strong>Vajinal&#8217;in Avantajları ve Riskleri</strong></p>
<p>Vajinal doğumun avantajları, sezaryen doğumu gibi bir ameliyatla ilgili prob­lemleri azaltmayı da içerir. Vajinal do­ğumdan sonra iyileşmek daha kısa za­man alır.<br />
Hastanede iyileşip ayağa kalkmış ola­bilirsiniz ve evde çok kısa bir zamanda iyileşirsiniz.</p>
<p>Sizin rahim ağzınız küçükse ve bebek iriyse sezaryen operasyonu geçirmeniz gerekebilir. Çoğul ceninler, vajinal do­ğumu zorlaştırır veya bebeklere zarar gelmeden doğum olmasını imkânsızlaştırır. Yüksek kan basıncı veya diyabet gibi problemler tekrar sezaryen operas­yonu gerektirebilir.</p>
<p>Bir önceki sezaryen operasyonundan kalan içteki ameliyat izinin esneme ve yırtılma ihtimali vardır, buna rahim içi yırtılma denir, sonraki doğum süreci ve doğum sırasında oluşabilir ve ciddi sonuçlar doğurabilir. Araştırmalar, bu­nun özellikle rahim ağzını olgunlaştır­mak ve/veya doğum sürecini başlat­mak için hormon verildiği zaman doğ­ru olduğunu göstermiştir. Bir incele­mede, rahim ağzını olgunlaştırmak için bölgesel hormonlar verilirse rahim içi yırtılma oranının 15 kat arttığını göstermiştir.</p>
<p>Araştırmacılar, bu yön­tem kullanılarak oluşturulan sancıların daha önceki ameliyatla yara almış bir rahim için çok güçlü olduğunu düşü­nürler. Eğer doğum sürecini başlatmak için damar yoluyla hormon verilirse, örneğin oksitoksin gibi, yırtılma riski 5 kat artar.</p>
<p>Bu durumda, rahmin yırtılmasını önle­mek için yeniden bir sezaryen operasyo­nu tavsiye edilir. Ancak, hamilelik ve doğum süreci yakından izlenirse kadın vajinal doğum da yapabilir.</p>
<p>Aynı zamanda, bir sezaryen doğum yaptıktan sonra 9 ay içinde hamile kalan bir kadın için risk artar. Bu durumda, rahmin sezaryen operasyonu sırasında yırtılma riski 3 kat artar. Araştırmacılar, bunun, rahimdeki yaranın iyileşmesinin 6 ila 9 ay aldığından oluştuğunu düşü­nürler (bu rahminizdeki yaradır, karnınızdaki değil). İyileşmek için yeteri ka­dar zaman geçtiğinde rahim vajinal do­ğumun gerginliğine dayanabilecek kadar güçlü olmayabilir.</p>
<p>VBAC, bir önceki se­zaryen operasyonu ve vajinal doğum de­nemesi arasında en azından 18 ay olma­sı en güvenlisidir.<br />
VBAC denemek istiyorsanız planların önceden yapılması için bu konuyu dok­torunuzla tartışın. Doğum süreci sırasında fetal monitörlerle daha yalandan ta­kip edilmeniz gerekir. Sezaryen doğu­mun gerekmesi durumunda kullanılmak üzere bir serum takılabilir.</p>
<p>Bir sezaryen operasyonu geçirdikten sonra vajinal yoldan doğum yapmayı de­nemeye karar verirken yararlarını ve risklerini göz önünde bulundurun. Son bir karar vermeden önce avantajları ve dezavantajları doktorunuz ve eşinizle uzunlamasına tartışın.</p>
<p>Doktorunuza başarılı bir vajinal do­ğum yapıp yapamama konusundaki fik­rini sormaktan korkmayın. Sizin sağlı­ğınızı ve hamilelik geçmişinizi o bil­mektedir.</p>
<p><strong>Lavman Yaptıracak mısınız?</strong></p>
<p>Doğum süreci ve doğum için gittiği­nizde lavman yaptırmanız istenecek mi? Lavman, bağırsakları temizlemek ama­cıyla rektuma su enjekte edilmesidir.</p>
<p>Hastanelerin çoğu, doğum sürecinin başlangıcında lavman yapılmasını önerir ama her zaman zorunlu değildir. Ancak, doğum sürecinin başlangıcında lavman yaptırmanın bazı avantajları vardır. Be­beğin doğumundan sonra epizyotomi nedeniyle rahatsızlık yüzünden bir süre dışkınızı yapmamanız gerekir. Doğum­dan önce lavman yaptırmak bu rahatsız­lığı engelleyebilir.</p>
<p>Doğum sürecinden önce lavman, bebe­ğinizin doğumunu daha hoş bir deneyim yapabilir. Bebeğin başı doğum kanalın­dan çıktığında, rektumdaki herhangi bir şey de dışarı çıkar. Lavman, doğum süre­cinde ve doğum sırasında bağırsak hare­ketleri nedeniyle oluşabilecek maddelerin miktarını azaltır. Bu olası enfeksiyonların önlenmesine de yardım eder.</p>
<p>Doktorunuza lavmanın rutin mi yoksa yararlı mı olduğunu sorun. Lavmanın yararlarını ve nedenlerini bilmek istediğini­zi söyleyin. Bütün doktorlar veya bütün hastaneler lavmana gerek duymaz.</p>
<p><strong>Doktorunuz Forseps ya da bir Vakum Cihazı Kullanacak mı?</strong></p>
<p>Forseps kullanımı -bebeklerin doğu­munda kullanılan metal alet- son yıllar­da birkaç nedenden ötürü azaldı. Bir ne­deni pelvisin üst kısmında bulunan bir bebeğin sezaryen operasyonu ile doğu­munun sıklaşmasıdır. Bebek normal yol­la doğuma yakın değilse sezaryen ope­rasyonu forsepsle yapılan doğumdan çok daha güvenli olabilir.</p>
<p>Forseps kullanımının azalmasının bir diğer nedeni bir vakum cihazının kulla­nılmasıdır. İki tür vakum cihazı vardır. Biri bebeğin başına emme yoluyla yer­leştirilen plastik bir kaptır. Diğeri ise be­beğin başına uyan bir metal kaptır.</p>
<p>Dok­tor, bebeğin başını ve vücudunu çıkar­mak için vakum kabını çeker.<br />
Her doğumdaki amaç bebeği mümkün olduğunca güvenle dünyaya getirmektir. Eğer bebeği forsepsle çok fazla çekmek gerekiyorsa sezaryen operasyonu daha iyi bir seçim olabilir.</p>
<p>Vakum cihazı veya forseps kullanılma olasılığı sizi endişelendiriyorsa doktoru­nuzla konuşun. Doktorunuzla iyi iletişim kurmak önemlidir, böylece doğum süre­cinden önce ve doğum süreci sırasında bu endişelerinizi dile getirebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gebenet.com/sezaryen-dogum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Süreci Nedir?</title>
		<link>http://www.gebenet.com/dogum-sureci-nedir/</link>
		<comments>http://www.gebenet.com/dogum-sureci-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 15:50:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumtanesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum süreci]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sürecinin aşamaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gebenet.com/?p=189</guid>
		<description><![CDATA[Doğum süreci konusunda biraz bilgili olmak önemlidir. Daha sonra süreç baş­ladığında daha çok bilgi edineceksiniz ve başladığı zaman ne yapmanız gerek­tiğini öğreneceksiniz. Doğum sürecine ne neden olur? Neden oluşur?
Ne yazık ki, bu sorular için iyi yanıtla­rımız yok. Doğum sürecinin başlaması­na neden olan etmenler hâlâ bilinme­mektedir. Neden bu sürecin olduğuyla il­gili bazı teoriler vardır. Bir teori, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gebenet.com/kategori/dogum/"title="doğum, kadın doğum" >Doğum</a> süreci konusunda biraz bilgili olmak önemlidir. Daha sonra süreç baş­ladığında daha çok bilgi edineceksiniz ve başladığı zaman ne yapmanız gerek­tiğini öğreneceksiniz. Doğum sürecine ne neden olur? Neden oluşur?</p>
<p>Ne yazık ki, bu sorular için iyi yanıtla­rımız yok. Doğum sürecinin başlaması­na neden olan etmenler hâlâ bilinme­mektedir. Neden bu sürecin olduğuyla il­gili bazı teoriler vardır. Bir teori, anne ve cenin tarafından üretilen hormonların doğum sürecini tetiklediğidir ya da ce­nin rahmin kasılmasına neden olan hor­monları üretir.</p>
<p>Doğum süreci, rahim ağzının genişle­mesi (esnemesi ve küçülmesi) olarak ta­nımlanır. Bu, bir kas olan rahmin küçül­mesi (daralması) ve içerdiklerini (bebe­ği) dışarı atmak için gevşemesi nedeniy­le oluşur. <a href="http://www.gebenet.com/kategori/bebekler-ve-cocuklar/"title="bebek" >Bebek</a> dışarı itildikçe rahim ağzı esner.</p>
<p>Çeşitli zamanlarda daralma, küçülme veya kramplar hissedebilirsiniz, ama ra­him ağzında bir değişim olana dek bu gerçek doğum süreci değildir. Bebeğinizi dünyaya getirirken bu aşamalardan geçeceksiniz.</p>
<p><strong>Doğum Sürecinin Üç Aşaması </strong></p>
<p>Do­ğum sürecinin üç farklı aşaması vardır.</p>
<p><span style="color: #800080;"><strong>Birinci Aşama -</strong></span> Doğum sürecinin ilk aşaması, rahim içi kasılmaların yeterli şiddette, sürede ve sıklıkta oluşarak ra­hmi ağzının küçülmesine (çekme) ve açılmasına (genişleme) neden olmasıyla başlar. Bu ilk aşama rahim ağzı tama­men genişlediğinde (genellikle 10 cm) ve bebeğin başının geçebileceği kadar açıldığında sona erer.</p>
<p><span style="color: #800080;"><strong>İkinci Aşama -</strong></span> Doğum sürecinin ikinci aşaması rahim ağzı tamamen 10 cm açıldığında başlar. Bu aşama bebeğin doğumuyla sona erer.</p>
<p><span style="color: #800080;"><strong>Üçüncü Aşama -</strong></span> Üçüncü aşama bebe­ğin doğumundan sonra başlar. Cenini saran plasentanın ve zarların atılmasıyla sonlanır.</p>
<p>Bazı doktorlar doğum sürecinin 4. aşa­masını tanımlarlar, rahim küçüldüğü sı­rada plasentanın atılmasından sonraki dönem. Rahmin küçülmesi, bebeğin do­ğumundan ve plasentanın atılmasından sonra oluşabilecek kanamayı kontrol edebilmek için önemlidir.</p>
<p><strong>Doğum Süreci Ne Kadar Sürer? </strong></p>
<p>Ra­him ağzının genişlemesinden bebeğin doğumuna kadar süren birinci ve ikinci aşamalar 14-15 saat ya da ilk hamilelikse daha uzun sürebilir. Kadınlar bundan daha kısa süren doğum süreçleri yaşa­mışlardır ama buna güvenmeyin.</p>
<p>Bİr ya da iki <a href="http://www.gebenet.com/kategori/bebekler-ve-cocuklar/"title="çocuk" >çocuk</a> doğurmuş bir kadı­nın büyük olasılıkla doğum süreci daha kısa olur, ama buna da pek güvenmeyin! Doğum süreci için ortalama süre genel­likle ikinci veya üçüncü bir doğumda birkaç saat azalır.</p>
<p>Herkes hastaneye zar zor yetişen veya 1 saatlik doğum süreci geçiren kadınlar duymuştur. Bu hastaların her birine gö­re, 18, 20, 24 saat ya da daha uzun do­ğum süreci geçiren kadınlar vardır.</p>
<p>Doğum süreci için gereken zamanı ön­ceden tahmin etmek hemen hemen im­kânsızdır. Bu konuyu doktorunuza sora­bilirsiniz ama yanıtları sadece bir tah­minden ibarettir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gebenet.com/dogum-sureci-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

